
Avrupa Birliği Dünya Gücü Olma Yolunda Doğu’ya Doğru Genişlemektedir
Avrasya Bir Vakfı Kültür çalışmaları programında “Avrupa Birliği Projelerinde Ortadoğu” başlıklı bir konferans verildi. Kocaeli Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Dağcı’nın vermiş olduğu konferans ilgi ile izlendi. Doç. Dr. Kenan Dağcı slayt gösteri ile desteklediği konferansında Avrupa Birliğinin dünya tarihinde görülmüş en önemli iktisadi, sosyal ve siyasi entegrasyonlardan biri olduğunu vurguladı. Bu önemli organizasyonun hali hazırda 27 ülkeden müteşekkil olduğunu belirtti.
Avrupa Birliğini; bunu meydana getiren devletlerin tek tek temsil edemeyeceğini, bir Almanya’nın beyanatının, bir Fransa’nın beyanatının veya benzeri bir ülkenin beyanatının Avrupa Birliğinin düşüncesini ve idaresini temsil edemeyeceğini vurguladı. Bu durumun Avrupa Birliğinin ne kadar kurumsallaşmış olduğuna ve başta Avrupa Parlamentosu olmak üzere Avrupa Birliği organlarının ne kadar etkili olduğuna işaret ettiğini vurguladı. Avrupa Birliğini değerlendirirken bu kurumsallığı ve bütünlüğü gözden uzak tutmanın bazı yanlışlara yol açmakta olduğunu da söyledi.
Konuşmasının devamında Doç. Dr. Kenan Dağcı şu hususların altını çizdi: “Bugün dünya da Avrupa Birliği reddedilemez bir gerçek olarak karışımızda durmaktadır. Bana göre tek kutuplu hale getirilmek istenen dünya için bir nefes borusu özelliği taşımaktadır. Bu konunun önemini ortaya koymak için 2008 yılı itibariyle Avrupa Birliği nüfusunun 491 milyon olduğunu, 2006 yılı verilerine göre Avrupa Birliği Gayri Safi Yurt İçi Hâsılasının (GSYİH) 11.680 trilyon dolar ve kişi başına ortalama Avrupa Birliği gelirinin 26.600 dolar olduğunu göz önüne almalıyız. Bu, dünyada ekonomik veriler bakımından Amerika Birleşik Devletleriyle neredeyse eşitlik ifade etmektedir. Şunu da unutmamalıyız ki; 2006 yılında Türkiye’de Fert Başına Milli Gelir (FBMG) 4.000 dolardı. Avrupa Birliği ile ilgili önemli muhalefet gerekçeleri vardır. Ama bunların hepsine katılarak ve bunlardan korkarak Türkiye’nin Avrupa Birliğinden uzak durması bizim Milli Menfaatlerimiz açısından son derece risklidir.
Size iki çarpıcı örnek vermek istiyorum. Birisi bugün Avrupa Birliği üyesi olan Portekiz; sosyal bakımdan huzursuz, siyasi bakımdan istikrarsız, ekonomik bakımdan işsizliğin ve fakirliğin kıskacında olan bir ülke idi. Bugün, Portekiz bütün bu problemleri aşmış bir refah toplumu hüviyetindedir. Elbette ki Avrupa Birliği sihirli bir değnek değildir. Eğer bu birliğe Türkiye milli çıkarlarını ve milli varlığını güçlendirerek girerse, dünyada karar alıcı bir yapının içinde önemli aktörlerden biri olur. Avrupa Birliği programında entegrasyon süreci içerisinde bulunan Türkiye ve onun yanı sıra Hırvatistan ve Makedonya bulunmaktadır. Türkiye’nin birlik ile ilgili standartlara zamanında ulaşamaması bugüne kadar Türkiye’ye hibe vasıflı 15 milyar Euro kaybettirmiştir. Nerede ise bu cari açığımızı finansa edecek bir paradır.
Türkiye bu süreçte üstüne düşen bazı mali sorumlulukları karşılarken buradan hakkı olan fonları elde edememesi kabul edilebilir bir durum değildir. Avrupa Birliği sürecinde potansiyel aday ülkeler ve Avrupa Birliğinin diğer milletler arası kurumsal ilişkiler ve aynı zamanda Avrupa Birliği ile milletlerarası ikili ilişkiler bulunmaktadır. Burada takip edilen temel strateji dünya güvenliği ve toplumların refah ve zenginliğidir. Çünkü artık anlamıştır ki hiçbir savaş başladığı yerde bitmiyor, savaşın büyüklüğü kontrol edilemiyor ve savaşın süresi sınırlandırılamıyor. Dolayısıyla savaşın meydana getirecek yıkım ön görülemiyor. Dünya üzerinde savaş karakterindeki bir çatışmanın dünya üzerindeki bütün toplumlara zarar verdiği bir gerçektir.
Aynı şekilde savaşlara kaynaklık yapan iç gerilimlerin, etnik çatışmaların ve bölgesel gerilimlerin kaynağında da fakirliğin, yoksulluğun ve sosyal gelişmenin tamamlanamamış olmasının rol oynamakta olduğu bilinmektedir. Onun için hiç bir medeni ülke komşusundaki olumsuzluklara seyirci kalamaz, orta vadeli bir gelecekte o sorunların komşularından başlayarak bütün dünyayı etkileyebileceğini göz ardı edemez. Avrupa Birliği projesi 50 yıldır bir devlet politikası olarak yürütülmektedir. Doğuya doğru genişlemekte olması Türkiye için çok büyük bir önem taşımaktadır. Çünkü bu genişleme Türkiye’nin medeniyet coğrafyasını kapsamaktadır. Böyle bir yapının dışında kalma fikri Türkiye için ileri de telafi edilemez zararlara yol açacaktır.” Konuşmalarını bu şekilde tamamlayan Doç. Dr. Kenan Dağcı gelen yoğun sorulara cevaplar verdi. Seviyeli katkı ve tartışmalarla konferans sona erdi.
Kategori: Konferanslar

![kenandagci02[1]](http://avrasyabir.org/wp-content/uploads/2008/11/kenandagci021-150x150.jpg)
![kenandagci03[1]](http://avrasyabir.org/wp-content/uploads/2008/11/kenandagci031-150x150.jpg)


Yorum Yaz