“İstikbal Çiplerdedir”

Avrasya Bir Vakfının geçen haftaki konferans konusu “Yazılım Teknolojisi ve Türk Yazılım Sektörü” idi. Konuşmacı bilgisayar bilimleri mühendisi-yazılım uzmanı Zeki OKUNAKOL’du. Oturum başkanlığını fizik yüksek mühendisi ve bilişim uzmanı İsmail ÇELİK yaptı.

Konferansın açış konuşmasında İsmail ÇELİK şunları söyledi; “Bugün seçilmiş olan konu Türkiye’nin bilgi birikimi ve insan potansiyeli bakımından dünyayla rekabet etme imkânına sahip olduğu bir konudur. Aynı zamanda bu konu hayatımızın her yönünde etkili gelecekte de bu etkisini artıracak olan ülkelerin sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmaları, refaha ulaşmaları hatta medeniyetlerini devam ettirebilmeleri için en önemli bilgi kaynaklarından birini ifade etmektedir. Konferansı verecek olan Zeki OKUNAKOL’un konuya her yönüyle vakıf ve uygulamanın içinde bulunan bir uzman olması burada verilecek olan bilgileri çok önemli kılmaktadır.”

OKUNAKOL konuşmasının başlangıç bölümünde şunları söyledi; “Size benim bir eserim takdim edilmedi. Çünkü biz gece gündüz bir şeyler yazıyoruz ve siz o yazdıklarımızın bir bölümüyle hayatınızın bir noktasında bir şekilde karşılaşıyorsunuz ama bu işi kimin yaptığı sizi pekte ilgilendirmiyor. Bir banka işlemi yaptığınız da veya bir uçak bileti alırken hatta belediye otobüsüne binerken, hastanelerden hizmet alırken veya cep telefonlarınızı kullanırken bunların herhangi birinde veya bir kaçından benim veya benim gibi yazılım uzmanların emeği sizin hizmetinize koşulmuş oluyor. Fakat bunların hiç biri size bu uzmanları tanıtmıyor, anlatmıyor. İşte biz bugün bir nebze bu işleri nasıl yapıldığı ile ilgili kısa bir bilgi vereceğiz ve bu yaptığımız işlerin ülkemiz ve dünyamız için önemine değineceğiz.”

Zeki Okunakol konuşmasının ilerleyen bölümünde şunları ifade etti: “Ekranda bir söz okuyorsunuz; ‘İstikbal çiplerdedir’ Bu sözü hepiniz tanıdınız. Yıllar önce Mustafa Kemal Atatürk bu sözü ‘İstikbal Göklerdedir’ diye ifade etmişti. Gerçekten o günün teknolojisinin insanlık açısından zirve yapmış olduğu husus o idi. Ama düşününüz artık yüz binlerce kilometre uzaklıktaki uyduları idare ediyoruz, ışığı bize yetişmemiş olan yıldızların hareketlerini takip ediyoruz, canlıların hücrelerine kadar iniyoruz. İnsanlara hayat bahşediyoruz veya insanlara yerden gökten ölüm yağdırıyoruz. İşte bütün bunları insan oğlu bilgisayar teknolojisini, bilgi işlem programları ve onların bir bakıma hücresi olan çip dediğimiz küçücük yongalarla yapıyor. Tereddütsüz tekrar ediyorum ki ‘İstikbal çiplerdedir.’

Zeki Okunakol ilgiyle izlenen konuşmasının son bölümünde şunları söyledi; “Ülkemizi arzu ettiğimiz ileri ülkeler düzeyine çıkarabilmemiz için ileri teknoloji ürünleriyle tanışmamız, onları kullanıyor olmamız amacımızı gerçekleştirmemize yetmiyor. İşte dünya da en çok cep telefonu tüketen toplumuz, hanginizin cebinde Türk malı bir cep telefonu var?.. Bu üzerinde çok düşünülmesi gereken bir durumdur. Evlerimizde, okullarımızda, iş yerlerimizde çeşitli bilgisayarlar kullanıyoruz. Gerçekten yerli imal edilmiş bir bilgisayar var mı? Maalesef yok. Montaj yapmak o teknolojiyi bilmek anlamına gelmiyor. Yine bu bilgisayar teknolojilerini kullanmamızı sağlayan, adeta onlara hayat veren ruh veren bilgi yüklemelerine program adını veriyoruz. Program olmadan hiçbir bilgisayar bir anlam ifade etmez. Yani bir bakıma bu teknolojinin hayatı programdır, programcılıktır.

İşte bu alanda Türkiye’de ümit veren bir potansiyel vardır. Dünya da programcılığın önemini kavrayarak ülkelerini kalkındırmak için programcılığı motor sektör haline getirmeye teşebbüs etmiş örnekleri hatırlayınız. Bu konuda dünyadaki en ileri ülkeler Hindistan, İrlanda ve İsrail’dir. Hindistan örneği bizim için çok önemlidir. Çünkü bu ülkenin ekonomik ortalaması sefalet olarak nitelendirilebilir oysaki son 5 yılda yazılım sektörünün teşvik edilmesiyle milyonlara varan insan bu sektörden ciddi paralar kazanmaya başlamışlar ve ülkelerine 2006 yılı sonu itibariyle 30 milyar $ bir ihracat geliri temin etmişlerdir.

Bu rakam bütün ülkeler için önemli bir rakamdır ama bununla ilgili gerçek değerlendirmeyi yapabilmek için şunu düşününüz. Bu 30 milyar $ ülkenin dışına hemen hemen hiçbir maddi değer çıkartılmadan maddi bakımdan sıfır bir maliyetle elde edilmiş bir 30 milyardır. Klasik malların ihracatıyla mukayese ettiğimizde en az 450 milyar $’lık bir ihracata tekabül etmektedir. Şimdi bu durumu dikkate alarak bizim de genç nüfus potansiyelimizi bu konuda kanalize etmemizin hayati önem taşıdığına inanıyorum. Burada şunu da ifade etmeliyim ki Türkçemizin matematiksel bir yapıya istinat ediyor olmasının programcılıkta bizim uzmanlarımıza bir avantaj sağlamakta olduğunu da görüyoruz. Onun için diyorum ki Türk milleti ‘İstikbal çiplerdedir.’”