Ölen Filozof Ve Dilin Sınırları…

Bir filozof daha öldü. Claude Lévi-Strauss’un 28 Kasım 1908’de başlayan hayatı, yüz yıl on bir ay sürdü ve 30 Ekim 2009’da sona erdi. Bir Fransız olan Lévi-Strauss, etnoloji ve antropoloji alanlarında çalışmalar yapıyor ve özellikle modern antropolojinin babası olarak tanınıyordu. Felsefî düşüncesi ise, yapısalcı (structuralist) temeldeydi.

Yapısalcılar, bir şeyin tarihî bir süreç içinde evrim geçirerek başkalaştığı görüşüne de, tez-anti tezle bir sentezin oluştuğu görüşüne de katılmazlar. Onlara göre de, bir bütün parçalardan ibarettir ama o parçalardan apayrı bir şeydir. Bu görüşü, iki hidrojen atomu ile bir oksijen atomunun birleşimiyle oluşan su örneğinde müşahhas olarak gösterebiliriz. Su, kendisini oluşturan hidrojenden de, oksijenden de tamamen farklı bir şeydir. İlgi alanlarına yapının kendisini alan bu görüşteki düşünürler, taş ve toprakla bir ev de, bir köprü de yapıldığını örnek gösterirler. Ev ve köprü inşasında kullanılan malzemeler aynı olsa da, sonuçta hem birbirlerinden hem de birleşenlerinden apayrı yapılardır. Burada önemli olan, yapı taşlarının diziliş düzenidir.
Eleştirilecek yönleri çok olsa da, yapısalcılığın düşünce dünyamıza kazandırdığı çok kıymetli anlayışlar vardır. Bu anlayışlardan kanaatimizce en önemlisi, özellikle insanlar arasında kesinleştirilmek istenen ırkî sınırları yıkmasıdır.

Yapısalcıların en çok ilgilendikleri alan, sadece insana mahsus olan dil (lisan) alanıdır. Bu ekolün öncüsü olan İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure (1857–1913), akraba diller arasında kesin sınırlar çizilemeyeceğini söylemişti. Dünya dilleri arasında çok sayıda örnekler veren Saussure, dilin ait olduğu milletin özelliklerini aksettirdiğini kabul ediyor ama deri rengi, kafa biçimi gibi ırk ayırımına esas gösterilmesini reddediyordu. Saussure böylece, “millet” için yapılan ırk esaslı tariflerin önüne set çekmiş oluyordu.İtalyan dilbilimci Alfredo Trombetti (1866–1929) ise, daha ileri giderek bütün dillerin birbirleriyle akraba olduğunu ileri sürmüştür. Bu tezde, haliyle ırkların da akrabalığı söz konusu olmaktadır.

Lévi-Staruss da etnoloji alanındaki çalışmalarında büyük ölçüde dilbilimden yararlanmıştır. Bu düşünür şöyle diyordu: “Kendini insan bilimlerine adayan bir kimsenin asıl vazifesi en sebepsiz, en düzensiz, en tutarsız görünen olguların bile altında yatan düzeni bulmak, ya da böyle bir düzenin olup olmadığını araştırmaktır.” Bu mantık içinde hareket eden yapısalcılar, dilin yapısı ile antropoloji ve sosyolojinin incelediği sistemlerin yapıları arasında kesin bir uygunluk ararlar. Peki, sistemler arasındaki bu uygunluğun temeli olan, ana sistemin kaynağı ne olmalıdır? Fransa’daki en son yapısalcılara göre, her insan varlığından önce, her insan düşüncesinden önce bir sistem vardır ve bu sistemi “bilinmeyen bir düşünce” kurmuştur.

Şüphesiz ki, evrende birbirine zıt düşüncelere delil olarak gösterilebilecek çok değişik örnekler görmek mümkündür. Zaten çok sayıda felsefî görüşün ortaya atılabilmesi de kâinattaki bu zenginlikten dolayıdır. İnsanın asıl hatası, herhangi bir gerçeği genelleştirmek istemesi olmalıdır. Bu genelleştirme arzusu, hakikati görmenin önünde bir perde oluşturmaktadır. Fakat dikkatli bir bakış, o perdenin hakikati hiç de örtemediğini görür. Ne demişti en son yapısalcılar? Yukarıda verdiğimiz bir cümleyi tekrarlayalım: “Her insan varlığından önce, her insan düşüncesinden önce bir sistem vardır ve bu sistemi ‘bilinmeyen bir düşünce’ kurmuştur. ”Bu “bilinmeyen düşünce” kime ait olabilir?

Yapısalcıların genel hareket noktası dil olduğuna göre, Kur’an-ı Kerim’de dil hakkındaki açıklamaları görelim: “Allah, Âdem’e bütün isimleri öğretti.” (Bakara suresi, 31. ayet) “İnsanı yarattı. Ona beyanı öğretti.” (Rahman suresi, 3. ve 4. ayetler) Evet, bir filozof daha öldü ve perdenin öte tarafına geçti. O yapısalcı filozof şayet Hacı Bayram Veli ile görüşebilirse, ondan şu mısraları dinleyecektir:
“Nagehân bir şâra vardım,
Ol şârı yapılır buldum.
Ben dahi yapılır oldum,
Taş u toprak arasında.”

Hüseyin DAYI
ÖNCEVATAN Gazetesi Yazarı

Kaynak: http://www.oncevatan.com.tr/Yazar.asp?id=8

Kategori: Basın Dünyası