Tarihte Bu Hafta : 11 Ocak – 17 Ocak

13 Ocak 1964: Teşkilât-ı Mahsusa’nın kurucusu Eşref Sencer Kuşçubaşı öldü.

 

Günümüzde Millî İstihbarat Teşkilâtı olarak anılan, Osmanlı gizli haber alma kuruluşu Teşkilât-ı Mahsusa’nın kurucusu Eşref Sencer Kuşçubaşı öldü. Doğumu: Kafkasya, 1873. Annesinin Sultan Sencer soyundan olduğu rivâyet edilir. Babası Mustafa Nuri Bey ve dedesi, Osmanlı sarayında kuşçubaşı idiler. Eşref Sencer Kuşçubası, 1892’de subay olarak orduya katıldı. 1903’te Teşkilât-ı Mahsua’yı kurdu. Kıbrıs’ta, Paris’te, Makedonya’da çalışmalarda bulundu. İttihatçı idi. İkinci Meşrutiyet’in ilânında rolü büyük oldu. Trablusgarp, Başkan Savaşları’nda ve Birinci Dünya Savaşı’nda Rus idâresinde bulunan Türkistan’da, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Trakya’da ilk Türk cumhuriyeti’nin kurulmasında da önemli görevleri oldu.

15 Ocak 1459: İstanbul’un mânevî fâtihlerinden, Fâtih Sultan Mehmed Hân’ın hocası, müspet ilimler ve İslâm âlimi Akşemseddin  (ra) vefât etti.

Kabri, Bolu iline bağlı Göynük ilçesindedir. Şeyh Mehmed Efendi olarak da anılır. Doğumu: Osmancık, 1389. Mikrobun varlığını ilk olarak açıklayan ve târif eden kişidir. Hacı Bayram Veli’nin müridi oldu. Fetih sırasında Sultan Mehmet Hân’ın yakın çevresinde ve askerlerin arasında bulundu. Şehrin mutlaka fethedileceği hakkındaki inancını bütün orduya yaydı. İstanbul’un mânevî fâtihi olarak kabul edildi. Fetihten sonra hiçbir makam kabul etmedi. Pâdişâhın yanında bile kalmadı, memleketi olan Göynük’e çekildi. Arapça ve Türkçe kitaplar yazdı. Maddetü’l-Hayat isimli tıp kitabı en önemlisidir.

İstanbul’un mânevî fatihi olan Akşemseddin Hazretlerinin asıl adı: Muhammed bin Hamza’dır. Saçışın sakalının ak olması ve dâima beyaz elbiseler giyindiği için Akşeyh veya Akşemseddin lâkabıyla meşhur olmuştur. Soyu Hazret-i Ebu Bekr-i Sıddık’a kadar uzanır. 1390 yılında Şam’da doğdu.  Yedi yaşında iken, babası ile birlikte Anadolu’ya gelip o tarihte Amasya’ya bağlı olan Kavak Nahiyesine yerleşti.  Âlim ve fâzıl bir zat olan babası öldükten sonra da vasiyeti üzerine, tahsiline devam etti. Genç yaşta aklî ve naklî ilimlerde akranlarından daha üstün derecelere ulaştı. İlim tahsilini tamamladıktan sonra Osmancık’a müderris oldu.  Sonra tasavvufa yönelip Ankara’da bulunan Hacı Bayram Velî’ye talebe olmak için Ankara’ya gitti. Diploma aldı. Sonra bulaşıcı hastalıklar üzerine çalıştı, araştırmalar yaptı.  Maddet’ül-Hayat isimli eseri bu çalışmaların ürünüdür.

Fâtih Sultan Mehmed Han, muhteşem ordusuyla İstanbul’un fethine çıktığında, Akşemseddin Hazretleri; Akbıyık Sultan, Molla Fenârî, Molla Gürânî ve Şeyh Sinan gibi meşhur veliler ve âlimler de talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Akşemseddin Hazretleri savaş esnasında Sultan’a gerekli tavsiyelerde bulunarak yeni müjdeler veriyordu. Kuşatmanın uzaması ve Sultan’ın ısrarı üzerine ve Cenab-ı Allah’ın izni ile fethin ne gün olacağını bildirdi. Sultan şehre girerken yanında yer aldı. Fetih ordusu, İstanbul’a girdikten sonra İslâmiyet’in harple ilgili hükümlerinin gözetilmesi gerektiğini genç pâdişaha hatırlatan, Akşemseddin Hazretleri oldu.  Eshâb-ı Kiram’dan Ebû Eyyûb el Ensârî Hazretlerinin kabrinin bulunduğu yeri tahmin eden de O idi.

Fâtih Sultan Mehmed Han, Akşemseddin’in İstanbul’da kalmasını istedi ise de  köyüne çekilme arzusu ağır bastı. Göynük’e yerleşti ve vefâtına kadar orada yaşadı. Bir taraftan ahiret hazırlığı yapıyor, bir taraftan da küçük oğlu Hamdullah’ın ilim ve terbiyesi ile meşgul oluyordu. Ömrü tamam olduğunda vasiyetini yazdı, akrabasını ve dostlarını yanına çağırıp helâlleşti. Yâsin’i Şerif okudu. Bitince başını yastığa koydu ve temiz ruhunu Cenab-ı Allah’a teslim etti. Göynükteki tarihî Süleyman Paşa Camiinin bahçesinde toprağa verildi. Daha sonra oğullarının kabri ile birlikte, bir türbe içine nakledildi.

Yayına Hazırlayan:

E. Albay Araştırmacı-Yazar Mehmet Şadi POLAT

Kaynak:

Kronolojik Tarih Ansiklopedisi – Oğuz ÇETİNOĞLU

Kategori: Tarihte Bu hafta