Tarihte Bu Hafta : 18 Ocak – 24 Ocak

19 Ocak 1910: İstanbul’da Çırağan Sarayı yandı.

Ayan ve Mebûsan Meclisleri daha sonra Güzel Sanatlar Akademisi adını alacak ve yanacak olan Fındıklı Sarayı’na taşındılar. Çırağan Sarayı, İstanbul’da Beşiktaş ile Ortaköy arasında, deniz kıyısında, Sultan Abdülaziz Han tarafından yaptırılmıştı. Bina, Sultan Birinci Mahmud Han, Sultan Üçüncü Selim Han, Sultan İkinci Mahmud Han ve Sultan Abdülmecid Han tarafından saray olarak kullanıldı. İkinci Meşrutiyetin ilânından sonra saray, Mebuslar Meclisi’ne tahsis edildi. Bu amaçla kullanılırken, kalorifer bacasından çıkan alevlerin çatıyı tutuşturması ile başlayan yangın iç bölümlere yayıldı ve söndürülemedi. Yangın sonunda yalnızca beton duvarlar kaldı. Sarayın harâbeleri, 1946’da kabul edilen bir kanunla İstanbul Belediyesi’ne devredildi. Arâzi ve harâbe, Şubat 1986’da,  imzalanan bir anlaşma ile, yabancı bir şirkete tahsis edildi. Şirket burayı, Türkiye’nin en lüks oteli olarak bilinen tesis hâline getirdi.

20 Ocak 1896: Bakıma muhtaç kimsesizler için Dârü’l – Aceze kuruldu.

 Darülaceze, kimsesiz çocukların, yaşlı ve muhtaçları barındırmak amacıyla 1896′da İstanbul’da açılan bir hayır kurumudur. Dilencilikle mücâdele yolunda atılmış önemli bir adım olan Dârülaceze’nin gerçek kurucusu Sultan İkinci Abdülhamid Han’dır. Dârülaceze’de sıfır-yedi yaş grubu çocuklar için süt emzirme yeri açıldı. Terkedilmiş çocuklar burada büyütülüyordu. Yedi yaşına basanlar ise, erkek veya kız yetimhanesine konuluyordu. Yetimhanedeki çocukların eğitimi için Darülacezede bir de okul açılmıştı. Başlangıçta otuz yedi erkek ve yirmi sekiz kız çocuğu okumak istediğini bildirdi. Aynı zamanda yedi erkek çocuğa da Kur’an ezberletilmeye başlandı. Okumak istemeyen çocuklar, Darülaceze içinde açılan imalâthanelerde çalışarak bir sanat öğrenmeye mecbur tutuluyordu. Dârülaceze’de faaliyet gösteren belli başlı imalâthaneler; halıcılık, dokumacılık, terzilik, çorapçılık, kunduracılık, marangozluk, demircilik ve fotoğrafçılıktı. Dârülaceze’nin idaresi ilk açılışında Dahiliye Nezareti’ne verildi. Daha sonra belediye ve Müessesât-ı Sıhhiye Müdüriyeti’ne geçti.

Bu kurumun kaldırılması üzerine tekrar Dâhiliye Nezareti’ne bağlandı. Cumhuriyetin ilk yıllarında Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekâleti kurumun idaresini ele aldıysa da 1925′de tekrar belediyeye verildi. Darülaceze bugün de İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yönetilmektedir. Kuruluşundan bu yana din ve milliyet farkı gözetmeksizin kimsesiz, yaşlı ve güçsüzlere hizmet vermektedir.

20 Ocak 1918: Midilli Kruvazörü, İmroz açıklarındaki mayınlara çarparak battı.

Türk ve Alman denizcilerinden oluşan toplam 494 personelden ancak 178’i kurtarılabildi. Kruvazör; Birinci Dünya Savaşı’nın başında, 11 Ağustos 1914′te İngiliz filosundan kaçan Almanya’ya ait iki savaş gemisinden biri olan Breslau gemisinin Osmanlı Devletine intikal etmesiyle Midilli adını almıştı.  Goeben isimli diğer gemiye ise Yavuz adı verilmişti.

21 Ocak 1985: Bulgaristan Türklerinin Kara Günü.

Doksan Üç Harbi olarak da anılan 1877–1878 Türk-Rus Savaşı’ndan sonra kesintisiz olarak soykırıma uğratılıp yok edilmeye çalışılan ve ağır baskılar sonucunda, yaşadıkları bölgelerde azınlık konumuna düşürülen Bulgaristan Türklerine, Bulgar Hükümeti tarafından yeni bir saldırı düzenlendi. Kışın en soğuk günlerinde; zırhlı araçlar ve azgın köpekler desteğindeki Kızıl Bereliler denilen Bulgar askerleri, Köküne Dönüş Operasyonu olarak adlandırdıkları harekât ile, adını ve soyadını değiştirmemekte direnen mâsum ve savunmasız Türkleri evlerini terk etmeye zorladılar. Türklüklerinden, Türkçülüklerinden ve Müslümanlıklarından tâviz vermeyen Bulgaristan Türkleri, ölüm dâhil her türlü zulmü göğüslenerek resmî makamların kararlarına karşı direnmenin bedelini, şehitler vererek ödediler. Yine de isimlerinden ve dinlerinden vazgeçmediler.  Bulgarlar bu işkenceleri, Kızıl diktatör başkanları Jivkov’un 1989 Kasımında, bütün görevlerinden istifa etmek mecburiyetinde kalışına kadar sürdürdüler.

Yayına Hazırlayan:

E. Albay Araştırmacı-Yazar Mehmet Şadi POLAT

Kaynak:

Kronolojik Tarih Ansiklopedisi – Oğuz ÇETİNOĞLU

Kategori: Tarihte Bu hafta