
AR-GE Ruhlu Girişimcilik…
AVRASYA BİR VAKFINDA “AR-GE VE KALKINMA” KONULU KONFERANS VERİLDİ
“İnsanın, kalbinin ve beyninin hem fikir olduğu noktada fizik gücümüzü de bu karara katarsak
başaramayacağımız hiçbir şey yoktur.”
Dizayn Grup Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları’nın verdiği “AR-GE Ruhlu Girişimcilik” başlıklı konferansın oturum başkanlığını Gelişim Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Erdal Kerey yaptı.
Prof. Kerey oturumu açış konuşmasında özetle şunları söyledi;
“Türk insanının enerjisi doğru değerlendirilirse; müteşebbislikte ve araştırmacılıktaki farklı kişiliği görülecektir. Dünyanın her yerinde bunun örnekleriyle karşılaşmaktayız. Bugün bizlere hitap edecek olan İbrahim Mirmahmutoğulları bunun için önemli bir örnektir. İş hayatına bir mühendis olarak sıfırdan başlayan tecessüs ve cesaret sahibi bir insanın bilgisini nasıl yatırıma dönüştürdüğünü ve nasıl fark yarattığını birlikte müşahede edeceğiz.”
Açış konuşmasından sonra söz alan İbrahim Mirmahmutoğulları özetle şunları söyledi:
“Öncelikle sizlere dosthane bir lisanla hitap etmek istiyorum. Göstermiş olduğunuz teveccühe teşekkür ediyorum. Böyle bir haziruna hitap etmekten dolayı da ziyadesiyle memnun olduğumu belirtmek isterim.”
Konuşmasının başında Mirmahmutoğulları dizayn grubun iştigal alanı, imalatları, ihracatları ve müteahhitlik hizmetleriyle AR-GE faaliyetlerinin tanıtımını kapsayan bir film izletti. Bu filimde özellikle Dizayn Grubun uluslar arası müteahhitlik hizmet başarıları ve yine beynelmilel kuruluşlardan Dizayn Gruba yerilen ödüller tanıtıldı.
Daha sonra Mirmahmutoğulları şunları söyledi;
“Grubumuz AR-GE’ye verdiği önem sebebiyle bugün bütün dünyada kendi sektöründe lider konumundadır. Akışkanlar taşıyan boru çapında bizim sektörümüzdeki firmalar 3.600 cm’yi yakalamayı çalışırken biz bu yıl kendi rekorumuzu kırarak 8.600 cm’ye ulaştık. Yine yüksek basınçlı boru grubunda da rekor firmamızda bulunmaktadır. Bütün dünya bu grupta 1.600 cm’ye ulaşmaya çalışırken biz 3.600 cm’yi gerçekleştirdik. Bende hocamızın Türk milletinin girişimci ruhu ile ilgili söylediklerine katılıyorum. Dünyanın da bunun farkında olduğunu biliyorum. Ancak üzülerek ifade etmem gerekiyor ki biz bu ruhu bu kabiliyeti ve enerjimizi israf ediyoruz. Bunun önlenebilmesi için AR-GE kapasitemizin doğru iş ve yatırımlara yöneltilmesi gerekmektedir. Bizim AR-GE ruhlu girişimcilik tabirimiz kendi farklılığımızı ortaya koyan, enerji kayıplarımızı en aza indiren sonuç alıcı, moral çöküntüsüne meydan vermeyecek bir anlayışı ifade etmektedir. AR-GE çalışmalarında pişmanlık yaratacak sonuçlara razı olma lüksümüz yoktur. Kısacası hedefi 12’den vuracak bir çalışmayı gerçekleştirmemiz ve bu kıymetli kaynağı asla ziyan etmememiz gerekmektedir. Şu anda grubumuzda AR-GE çalışmaları 50 akademisyen tarafından yürütülmektedir. Kendi sahamızda 85 patent sahibiyiz. 100’e yakın ülkeye ihracat yapıyoruz. 10 yıldır girdiğimiz ihalelerden kaybettiğimiz ihale olmadı. Bütün bu çalışmaları yaparken elbetteki ticari hesaplar yapıyoruz ancak hesabımızı sadece kâr üzerine yapmıyoruz. Bizim gayretlerimizin sonucu mutlaka fayda üretmeli, bu fayda tartışılmaz ölçülebilir olmalı, evrensel kurallara göre geçerli olmalıdır. Aynı zamanda yaptığımız bu çalışmaların sonunda insana ve çevreye yani bütün mahlukata saygı esas olmalı üretimimiz zararlı sonuçlar, atıklar yaratmamalıdır. Bunun için firmamızın bir taahhütnamesi bulunmaktadır. Bunu sizlerle paylaşmak istiyorum:
TAAHHÜTNAME
DEĞER DÖNGÜMÜZ
İnsanların idealleri olduğu kadar, kurumların da idealleri olmalıdır. Karşılığı sadece maddi beklentiler üzerine kurgulanmış bir sistemin kontrolden çıkması kaçınılmazdır. Bugün, dünyanın içine düştüğü sıkıntı “ne pahasına olursa olsun, para kazanmak” hırsının doğal sonucudur. “Şirketleri ayakta tutan kardır. Öyleyse, kar etmeye giden bütün yollar meşrudur” anlayışı, suçluyu da masumu da mahkûm etmiştir. Bu yaklaşımın kazananı olamaz.
Bireylerin ahlaklı olması gerektiği kadar, kurumlar da, ürünler de ahlaklı olmalıdır.
Üretirken çevreye duyarlılığı, kendi atığının sahibi olma sorumluluğu, istihdam ettiği kişilerin varlığı ile motive olması, ihracat yaparken ülkesine kazandırdıklarının heyecanını duyması, en önemlisi de ürettiği ürünün insanlığın temel ihtiyaçlarına çözüm olacağı duygusu ile huzur duyması ve nihayet kazancının kendi büyümesini engellemeyecek kadar makul bir kısmını ülkesinde ya da dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan insanların ya da o insanlara hayat veren doğanın bir derdinin dermanı olarak kullanması, kurumun ve kurumun ürettiği ürünün ahlaklı olduğunun tarifini teşkil eder.
Bize göre bireyler de ahlaklı olmalı, ürünler de ahlaklı olmalı, kurumlar da ahlaklı olmalıdır. Yaşamını bu felsefe üzerine oturtmuş hiçbir özel ya da tüzel kişilik dünyaya sorun üreten olamaz. En mutlu aile, en iyi vatandaş, en başarılı yönetici ve varlığı ile etrafını aydınlatan bireyler sadece ve sadece bu tür bir yaklaşımı içine sindirmiş insanlardan sadır olabilir.
Sorumluluklarımızı biliyoruz. Dünyanın Dizayn’a ihtiyacı var.”
Taahhütnamenin okunması sırasında konuşma alkışlarla kesildi. İbrahim Mirmahmutoğulları’nın konuşmasının devamında da ülkemiz açısından son derece güven verici bilgiler paylaşıldı. Büyük bir ilgi ile izlenen konuşma soruların cevaplandırılması ile son buldu.
İbrahim Mirmahmutoğulları’na vakfın şükran plaketini Vakıf Genel Başkanı Şaban Gülbahar verdi. Vakıfın kitap hediyelerini ise Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Emekli Albay ve Yazar Mehmet Şadi Polat takdim etti.
Kategori: Konferanslar
Etiketler: AR-GE, Dizayn Grup, İbrahim Mirmahmutoğulları, patent





Yorum Yaz