
Tarihte Bu Hafta : 22 Şubat – 28 Şubat
24 Şubat 1793: Nizam-ı Cedid ordusu kuruldu. 14 Haziran 1826 tarihinde, Vak’a-i Hayriye olarak anılan Yeniçeri Ocağı’nın kapatılmasından önce, Fransa ve Prusya orduları örnek alınarak Asakir-i Mensure-i Muhammediye, hemen ardından Asakir-i Muntazama ve Asakir-i Nizâmiye adlı ordu birlikleri kuruldu. Bunların hepsi, düzenli orduya geçişin hazırlıkları idi. Zaman içerisinde bu hazırlıklar ordu şekline dönüştü. Nizam-ı Cedid Ordusu’nun ilk başarısı Napolyon’un Mısır’da Akka kalesi’ni kuşatması sırasında gerçekleşti. Bu başarı üzerine Yeniçeriler, biraz kıskançlık saikıyla biraz da başta Fransızlar olmak üzere dış tahriklerle, Nizam-ı Cedid Ordusu’nun aleyhinde ayaklandılar. Ayaklanmaların boyutları geliştiğinde, Sultan Üçüncü Selim Han, Nizam-ı Cedid Ordusu’nun lağvedildiğini açıkladı. Buna rağmen Yeniçerilerin kızgınlığı geçmedi. Yeniçeriler, Sultan’ı önce tahttan indirdiler, sonra da şehit ettiler.
27 Şubat 1913: Fethi ve Sâdık Bey’ler, ilk hava şehitlerimiz olarak ebedî âleme intikal ettiler. Balkan Savaşı’nın acı hatıralarını silmek ve Osmanlı Devleti’nin kuvvetini göstererek sarsılan prestijini takviye etmek, Fransız uçucularının Türkiye’de oluşturduğu hayranlığı Türk havacılarına çevirmek amacıyla Harbiye Nâzırı Enver Paşa, iki tayyarelik bir filonun Kahire’ye gitmesini kararlaştırdı. Bu yolculuğa Bleriot tipi Muavenet-i Milliye uçağıyla, Deperdussine tipi Prens Celaleddin uçağı katıldı. Bleriot uçağı ile Yüzbaşı Fethi Bey ve yardımcısı Üstğmen Sadık Bey, Deperdussine ile de Teğmen Nuri Bey ve Yüzbaşı İsmail Hakkı bey uçacaktı. Tam bir macera seferi olmasına rağmen yer hizmetleri iyi düzenlenmiş, belirlenen merkezlere benzin ve yedek parça gönderilmişti. Ayrıca uçakları karadan makinistler takip edecek, arızaları tâmir edeceklerdi. Seyahat programı ise İstanbul’dan hareketle Eskişehir, Afyon, Konya, Ulukışla, Adana, Halep, Humus, Beyrut, Şam, Kudüs, El-Ariş, Port-Said, Kahire ve İskenderiye’den oluşan toplam 25 saat ve 2515 kilometrelik bir güzergâh üzerinden yürütülecekti. Seyahat 8 Şubat 1914’te İstanbul Yeşilköy’den yağmurlu bir havada merasimle başladı. Törene Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa da katıldılar. Şam’a ulaşan Fethi Bey ve Sadık Bey, Kudüs’e gitmek için 27 Şubat’ta Şam’dan havalandılar, bir süre sonra uçakları Taberiye Gölü yakınlarında deniz seviyesinden 212 m. alçakta bulunan kayalık bir yerde düştü ve her ikisi de şehit oldular. Kazanın nasıl meydana geldiği kesin olarak anlaşılamadı, ancak kazaya kötü hava şartları veya teknik bir arızanın sebep olduğu üzerinde duruldu. Olay ülkede büyük bir üzüntü ile karşılandı. Şehitler Şam’a getirilerek bir törenle Selahaddin Eyyübi türbesi arazisine defnedildiler. Bu ekibin yerine, yeni üçüncü bir ekibin seyahate çıkmasını kararlaştıran Harbiye bakanlığı, 6 Mart günü Ertuğrul adlı Bleriot tipi bir uçağı pilot Salim ve Kemal Bey’ler ile İstanbul’dan yola çıkardı. Ancak Edremit’e kadar gidebilen bu uçak da burada düştü pilot yaralı olarak kurtuldu. Olaya çok üzülen Edremit Halkı bir vefa örneği göstererek aralarında topladıkları para ile yeni bir uçak alıp Harbiye bakanlığına hediye ettiler. Harbiye bakanlığı da alınan bu yeni uçağa bir teşekkür ifadesi olarak EDREMİT adını koydu. Edremit’te düştükten sonra kışla hurdalığına atılan Gâzi Ertuğrul uçağı birinci dünya savaşının bir döneminde Bakırköy Tayyare Bölüğüne getirilerek yeniden tamir edildi, bir gâzi kahraman pilot ile birlikte Çanakkale harbine iştirak etti. Bu harp esnasında harbin ve dünyanın seyrini değiştirecek çok önemli görev yaptı.
İkinci ekip olan Nuri ve İsmail Hakkı Bey ise Yafa’ya ulaşmışlar, 11 Mart’ta Yafa’dan hareket esnasında irtifa almak için uğraşırken uçakları hız kaybına uğrayarak denize düşmüştür. Yardım gelinceye kadar Nuri Bey boğulmuş, İsmail Hakkı Bey ise kurtarılmıştır. Nuri Bey’de Şam’da diğer şehitlerimizin yanında defnedilmiştir. Hasara uğradığı için Edremit’te iptal edilen seyahatin yerine dördüncü bir sefer yapılması ve şehit havacıların bıraktıkları yerden, Yafa’dan devam ederek Kahire yolculuğunun tamamlanması kararlaştırılmıştır. Edremit halkının parasıyla alınan ve Edremit adı verilen Bleriot tipi uçak, Saidiye gemisiyle 11 Nisan’da İstanbul’dan Beyrut’a nakledilmiştir. Uçak orada monte edilip ve birkaç deneme uçuşundan sonra ekip, önce Kudüs’e, daha sonra El-Ariş ve Port-Said’e ulaşmıştır. Kahire’ye doğru yola çıkan pilotlar, hava muhalefeti yüzünden zorunlu iniş yapmış, ancak 9 Mayıs 1914’de Kahire’ye varmışlardır. Kahire’de birçok gösteri uçuşu yaptıktan sonra İskenderiye’ye geçen Osmanlı pilotları, 22 Mayıs’ ta Romanya’nın Daçya vapuruna tayyarelerini yükleyerek İstanbul’a dönmüşlerdir. Bu seyahat esnasında Kudüs, Port-Said ve Tanta’dan birer, İskenderiye’den dört uçak alınacak kadar bağış toplanmıştır. İlk hava şehitlerimizin hatıralarını bir abide ile ebedileştirmek için nisan 1914’ete Fatih’te belediye binası önündeki sahaya temeli atılan anıt 1916 yılında tamamlanmıştır.
27 Şubat 1940: Türk Deniz Kuvvetleri için inşa edilen Batıray Denizaltısı battı. Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Versay anlaşması gereğince Almanya’nın denizaltı imalatı yasaklanmıştı. Ancak Alman Deniz Kuvvetleri savaşta Alman denizaltıcılığının gösterdiği gelişimin kaybolmasını istemedi. Bu yüzden hem denizaltı üretimindeki yeni projelerin denenebilmesi hem de kazanılmış denizaltı üretim teknolojisinin ve bilgisinin korunması için Alman Deniz kuvvetlerinin gizli desteği ile bazı eski Alman denizaltıcıları ve Alman denizaltı tersaneleri tarafından Hollanda’da bir firma kuruldu. Bu firmanın projelendirip ürettiği denizaltılar Türkiye’de dâhil çeşitli ülkelere satıldılar. Bu denizaltılar Almanların İkinci Dünya Savaşında kullandıkları denizaltıların öncüler oldular.
Bu dört denizaltıdan iki tanesi Hollanda’da diğer iki tanesi ise Türkiye’de inşa edilecekti. İmzalanan sözleşmeye göre gemilerin inşaatında kullanılacak işçilerin % 75′i ayrıca makine ve teçhizatın montesinde kullanılacak işçilerin en az % 30′u Türk olacaktı. Denizaltılara isimleri Atatürk tarafından verilmiştir: Saldıray, Batıray, Atılay, Yıldıray. Bunlardan Saldıray ve Batıray 10 Şubat 1937 tarihinde, Atılay 14 Ağustos 1937 ve Yıldıray ise 9 Eylül 1937 tarihinde kızağa konmuştur. Batıray’ın inşaatı 28 Eylül 1938 tarihinde biterek denize inmiştir. Ancak daha tecrübe seyirleri bitmemiş iken İkinci Dünya Savaşının çıkması üzerine Almanlar tarafından el konulmuştur. UA adıyla Alman Donanmasına katılmış savaş boyunca toplam 40.706 tonluk gemi batırmıştır. 1944 yılından itibaren eğitim gemisi olarak kullanılmıştır. Savaşın sonunda 3 Mayıs 1945 tarihinde Kiel’de kendi kendini batırdı.
Yayına Hazırlayan:
E. Albay Araştırmacı-Yazar Mehmet Şadi POLAT
Kaynak:
Kronolojik Tarih Ansiklopedisi – Oğuz ÇETİNOĞLU
Kategori: Tarihte Bu hafta
Etiketler: Batıray Denizaltı, Nizam-ı Cedid


