Türkiye’nin Su Meselesi Avrasya Bir Vakfı’nda konuşuldu.

“Su varlığımız yeterli değildir ve gelecekte daha da yetersiz olacaktır.”


Avrasya Bir Vakfı’nın sürdürmekte olduğu fikri faaliyetler çerçevesinde; “Türkiye’nin Su Meselesi ve Sınırı Aşan Sular” konusu İBB UGETAM Başkan Vekili – Su Mühendisi Selami Oğuz tarafından anlatıldı.

Konferansın Oturum Başkanlığı Türkiye Gazetesi yazarlarından ve “Suyun Stratejik Dalgaları” adlı önemli eserin sahibi Dr. İsmail Kapan tarafından yapıldı.

İsmail Kapan konferansın açış konuşmasında özetle şunları söyledi;

“Benim özellikle sizinle paylaşmak istediğim husus bizlerin ve toplumumuzun su konusunun ne derece farkında bulunduğumuzdur. Son derece müsrif bir şekilde kullandığımız ve acımasızca kirlettiğimiz su kaynaklarımız geleceğimiz açısından büyük bir tehlikeyi arz etmektedir. Biz ise bu emsalsiz ve ikâmesi mümkün olmayan ilahi nimeti ancak kuraklık, sel ve su baskınları ve canımızı sıkan su kesintilerinde hatırlıyoruz. Oysa su döngüsünde meydana gelmekte olan değişmeler, acımasızca tahrip edilen tabiat bize öncelikle torunlarımızın bir su felaketi ile karşı karşıya kalacağını ifade etmektedir. Dünyamızın %73’ü sudur. Bu durum bizi rehavete sevk etmemelidir. Çünkü bizim sulamada ve insanî ihtiyaçlarımızda kullanabileceğimiz toplam su miktarı bunun %0 35’i – 40’ı kadardır. Bu su miktarı da yer yüzünde dengeli bir şekilde dağılmamıştır. Bazı ülkeler ve bölgeler su zengini iken bazı ülkeler ve bölgeler de su fakiri durumdadır. Dünya da su fakiri durumunda olan 29 ülkeden 13 tanesi Ortadoğu’da bulunmaktadır. Ortadoğu’daki bu ülkelerin ilk 3 tanesi Filistin, Ürdün, İsrail olarak başta gelmektedirler. İsrail’in yer altı sularının %73’ünü kullanmış bulunması bölge için tam bir felaket ve huzursuzluk kaynağı olarak gözükmektedir. Türkiye ise gerekli tedbirleri almaz, kaynaklarına sahip çıkmaz ve bunu ekonomik kullanma metotlarına tabi tutmaz ise ve kaynaklarını kirletmeye devam ederse kısa gelecekte su fakiri ülkeleri arasına girecektir.”

Daha sonra söz alan Selami Oğuz özetle şunları ifade etti:

“Her şeyden önce su gibi aziz ve kıymetli bir değer üzerinde çalışmak bu hususta insanlara bir şey söyleyebilmek kendi toplumun ve insanlık için bir şeyler yapabilme imkanı bulmuş olmaktan dolayı Allah’ıma sonsuz derece de şükrediyorum. Su meselesinin hassasiyetini ve karşı karşıya bulunduğumuz durumun ciddiyetini Sayın Dr. İsmail Kapan bey güzel bir şekilde ifade ettiler. Açış konuşmasında ifade edilen kitabı da bu hususlar için çok ehemmiyetli bilgileri ihtiva etmektedir. Bu bakımdan da Sayın Dr. Kapan’a takdir duygularımı ifade etmek isterim. Ben öncelikle ülkemizin su meselesini ve daha sonra da sınırlarımızı aşan sular meselesini ele almak istiyorum.

Ülkemiz, dünya kuzey yarım küresinde orta kuşakta yer alan ve denizden yüksekliği ortalama 1.100 metre olan bir ülkedir. Bir yılda dünyaya düşen yağış miktarının dünya yüzölçümüne oranı ile ülkemize düşen yağış miktarının ülke yüz ölçümümüze oranı eşit bulunmaktadır. Ülkemizde ortalama yağış 644 milimetre, maksimum yağış Doğu Karadeniz bölgesinde 3000 milimetre, minimim yağış ise İç Anadolu bölgesinde  300 milimetre olarak tespit edilmektedir. Bu da ülkemizdeki yağışların bölgeler arasında ciddi farklılıklar gösterdiğini ifade ediyor. Şu an itibariyle kullanabileceğimiz yıllık kişi başına düşen su miktarımız 2600 m3/kişi’dir. Bu da demek oluyor ki kişi başına 3000 m3’ten az bir su miktarına sahip olduğumuz için su kıtlığı çeken ülkeler arasında yer almaktayız. Kaynaklarımız aynı olduğuna göre sularımızı kirletmemek konusunda ve ekonomik kullanma konusuna tedbirler almamamız halinde nüfusumuzun da her halükarda artacağını göz önüne alırsak durumun gelecekte daha da kötü olacağı ortadadır.

Şu anda dünyadaki en stratejik madde su olarak gözükmektedir. Hali hazırda bazı milletlerarası anlaşmazlıklara ve hatta çatışmalara da sebep olan su bu girişle geleceğin büyük harplerinin kaynağını teşkil edecektir. Sular üzerindeki en büyük ihtilaflar sınırları aşan sularda meydana gelmektedir. Bunun dışında emperyalist ülkeler yürüttükleri işgal faaliyetlerinde meseleyi gizlemelerine rağmen bu kıymetli maddenin kaynaklarına sahip olmak hedefini güderek hareket etmektedirler. Ülkemizin sınırlarını aşan su miktarı ise Fırat ve Dicle nehirlerinin toplamında 52,94 miyar m3/yıl, Çoruh nehrinde 6,3 milyar m3/yıl ve Aras nehrinde 4,63 m3/yıl olup sınırlarımızdan çıkan toplam su miktarı 63,85 m3/yıldır. Ülkemize giren su miktarı ise Asi nehrinden 1,17 milyar m3/yıldır. Sınır aşan sular olarak bu rakamlara göre 62,86 m3/yıl bir kaybımızın olduğu gözlenmektedir. Bu sular üzerinde Türkiye’nin haklı tasarrufları ise bölge ülkelerinin sadece kendi çıkarlarını gözeten tavırlarıyla ve uluslar arası bir takım kuruluşlarında maksatlı faaliyet ve beyanlarıyla karşılanmaktadır. Bu husus ülkemiz için hayati bir önem taşıyor. Gayet açıkça ifade etmek isterim ki PKK olgusu Türkiye’nin Atatürk Barajı ve GAP’a karşı uluslar arası fesat ocaklarının geliştirdikleri gayri insanı ve gayri hukuku bir tavırdır. Ülkemizin son dönemde Ortadoğu’da yürütmekte olduğu politikalar bölgesel sorunların bölge ülkeleriyle çözüme kavuşturulma faaliyetleri bu bakımdan son derece isabetlidir Elbetteki bu kaynaklardan bölge ülkelerinin istifade etmeleri de temin edilmelidir ama bu Türkiye’nin milli egemenlik haklarına zarar verecek ve Türkiye’nin tabiatını tahrip edecek sonuçlar doğurmamalıdır. Özellikle Türkiye Güney Doğu Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi sulama projelerini en teknik metotları kullanarak ve milli kaynaklarını seferber ederek bir an önce tamamlamalıdır. Şu andaki uluslar arası şartlar Türkiye’nin lehinedir. Bunun iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. İstiklalimizi koruyabilmemiz, milli kaynaklarımıza sahip olmak ve onları doğru kullanmakla mümkündür. Sularımıza bu şuurla milletçe sahip çıkmak bu hususları kendimiz için kutsal bir görev saymak mecburiyetindeyiz.”

Büyük bir ilgi ile dinlenilen konuşmanın sonunda Selami Oğuz beye Vakfın şükran plaketini Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztürk, Vakfın kitap hediyelerini ise Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Emekli Emniyet Müdürü Sarper Baltacıoğlu takdim ettiler.

Kategori: Konferanslar