Kıbrıs’ta Lâikçilik Oyunu!

 

KKTC’den basına yansıyan haberleri üzülerek ve ibretle izliyorum.

Bir takım “lâikçilik zaptiyeleri” Yavru vatanda çocuklar için açılan Kur’an kurslarını basarak bu güzel ve hayati faaliyeti engelliyorlar.Anladığım kadarıyla maalesef bu kanunsuz eylemleri

bir öğretmen sendikası yapıyor ve buna karşıda bir önlem alınmıyor.

Bu garip olay beni yıllar öncesine götürdü:

Yıl  1976 idi;bir bakıma silahların namlusu halen sıcaktı ve her iki tarafın da elleri tetikteydi.

O tarihlerde Turan Yazgan hocamızın organize ettiği ve yönettiği KUTYAY isimli bir kuruluş vardı.Bu kuruluş profesyonel olarak özellikle sosyo-politik konularda ciddi eğitim faaliyetleri yapardı.Benim bildiğim kadarıyla alanında tekti.Özellikle başta Türk-İş ve bağlı sendikaları olmak üzere bu eğitim faaliyetlerine ilgi gösterirlerdi.

Turan hocamız o zaman doçent doktordu ve Ülkücülerin örnek aldığı büyüklerindendi.O zamanlar Ülkücü hareketin sendikacılık alanında bir etkinliği vardı.Bu gün bu konularda esemesinin okunmamasını bütün Ülkücülerin ciddiyetle düşünmesi gerekir.

KUTYAY’ın Kıbrıs Türk kesiminde Türk –İş için düzenlediği bir eğitim programına ben de katıldım.Burada geçen günlerimizin sonuna doğru o günkü adıyla Dom Otel’e yakın bir mağazaya alış veriş yapmaya gittim.Tezgahta 15-16 yaşlarında şirin bir Kıbrıslı kızımız duruyordu.Raflardaki “paspas” tabir edilen oval halıları işaret ederek bakmak istediğimi ifade ettim.O büyük halılara yönelince aramızda şöyle bir konuşma geçti:

-Hayır o değil şu seccade gibi oval olanlardan istiyorum.

-Buyurun efendim,fakat bir kelime söylediniz onu tekrar eder misiniz?

-Oval mi?

-Hayır hayır

-Seccade mi?

-Evet evet,o ne demek?

-Seccadenin ne olduğunu bilmiyor musunuz?

-Ben onu babaannemden duymuştum,siz söyleyince çok garibime gitti.

-Neden ama,biz Müslüman’ız,seccade de bizde her evde birkaç tane olur.

-Ama siz çok modern gözüküyorsunuz.

-Müslümanlar modern gözükmezler mi,bakın Rumlar hem dindarlar hem de modernler.Bizim dinimizin buna engeli yok ki.

-Ama bize öyle öğretmediler.Gericilik falan öyle öğrettiler.

-Kimler ?

-Okulda da öyle öğrettiler  

-Bakınız sizi çok meşgul etmek istemiyorum. Beni anlayacak durumda olduğunu görüyorum.Biz iki gün sonra Türkiye’ye döneceğiz.Böylesi bir durumda sana yanlış bir şey söylemem için bir sebep yok.Bizim Türk kimliğimizin oluşması ve ona sahip olabilmemiz ve onu yaşatmamız için dinimizi de bilmemiz gerekir.Bütün toplumların hayatlarında dinlerinin çok büyük  önemi vardır.Bizim için bu durum daha büyük bir anlam taşır.Bizim dinimiz bizim ,için büyük bir güç kaynağı ve milli varlığımızın en büyük koruyucularındandır.

-Beni çok etkilediniz.Babaanneme gidip ondan özür dileyip bir şeyler öğrenmeye çalışmam lazım geldiğine inandım.

-Bu çok güzel olur ama yeterli değildir.Bunu bizzat sizin okuyarak, özel bir gayret göstererek öğrenmeniz gerekiyor.

İşte bu olay ve duyduğum hicran bende halen daha tazeliğini korumaktadır.

Maalesef KKTC’de özellikle öğretmenler arasında Marksizm’in tesirli olduğunu biliyorum.Buradaki insanlarımız dini telkinler bakımından Hıristiyanlığın serbest alanı lakin İslamiyet bakımından yasaklanmış bir mahiyet taşıyor.

Bu Kıbrıs Türk halkına karşı yapılmakta olan en büyük kötülük ve Kuzey Kıbrıs’ı yutuvermek hazırlığında olan malum güçlere ise hizmetin katmerlisidir.

Buradaki insanlarımızı dinlerini öğrenmekten mahrum bırakmak hem milli,hem insani hem de vicdani ağır bir sorumluluktur.

Abdullah Kılıç

ÖNCEVatan Gazetesi Yazarı

Kategori: Basın Dünyası