Avrasya Bir Vakfı’nda ŞİİR VE METAFİZİK konusu anlatıldı

 

 “Bilge insanları anlamaya çalıştığınızda ahlakta güzelliklerini, dine kaşı olan gönül bağlılıklarını, ihlas ve imandaki samimiyetlerini fark ediyorsunuz.”

 

Oturum başkanlığını Araştırmacı Yazar- Şair, E. Milli Eğitim Müdürü Atilla YAYIM’In yaptığı “Şiir ve Metafizik” konulu konferansı E. Milletvekili, Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkan Yardımcısı Recep GARİP verdi.   

 

Konferansı açış konuşmasında Atilla Yayım özetle şunları söyledi;

 

“Bana sor sevgili kârî sana ben söyleyim”  diye başlayan Mehmet Akif Ersoy’un Safahattaki ilk şiirinde;  

“Şiir için gözyaşı derler, onu bilmem yalnız

Aczimin giryesidir bence bütün âsârım

Ağlarım ağlatamam, hissederim söyleyemem

Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.” 

Mısralarıyla şair içindeki duyguları anlatacak kelimeyi bile zor bulmaktadır.

 

Yine Akif diyor ki;    

Geçmişten adam ibret alırmış ne masal şey…

Üç bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar.

Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?

Bu kıymetli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u 27 Aralık 1936 yılında kaybettik. Kendisini rahmetle anıyoruz.   

 

Arif Nihat Asya bir şiirinde ;

“Bir gün söylemek istedim içimdekini…
‘Niçin’ diye açılırken ağzım
Lügatlardan çıkardılar ‘niçin’i
Dediler ‘ Nene Lazım!’  “

Adana’nın kurutuluşu için Bayrak şiirini yazan şairimiz Arif Nihat Asya’yı da 5 Ocak 1975 yılında kaybettik. Kendisini yine rahmetle anıyoruz.

 

Ben sözü uzatmadan konuşmacıya vereceğim. Ne demiş Yunus Emre; 

“Söz ola kese savaşı, ,
Söz ola kestire başı.
Söz ola ağulu aşı,
Yağ ile bal ede bir söz” 

 

Daha sonra söz alan E. Milletvekili Recep Garip özetle şunları ifade etti;

 

Şiir bütün hayatımızda var olan söz dizilerinin, üslupların, değerlerin kullanılarak, kelimelerin özenle seçilerek şairlerin belki de yapılması en zor sanatı icra etmesidir.

Şiiri yorumlarken karşımıza iki unsur çıkmaktadır; maddi boyut, manevi boyut.  Şiirlerinize kalbinizden, ruhunuzdan, özünüzden bir şeyler damlatarak yazabilmişseniz metafizik boyutunu oluşturmuşsunuz demektir ki bu da toplumu derinden etkilediğiniz anlamına gelmektedir. Bu sayede şiirin köklü yolculuğu ile insanların iç dünyalarına, insanların ahlak anlayışlarına, toplumun gelişmesine temas etmiş olursunuz.

Geçmiş yüzyıllarda yaşayan şairlerimizde de bunu görmekteyiz. Yüreği sağlam, inancı sağlam, hissi sağlam, bir medeniyet anlayışı ile toprağın üstünde yürüdüğünde toprağın altındakileri asla unutmayan şairlerimiz olduğunu ifade etmekte yarar vardır.

Şiirlerde vurgulanan metafizik ise hayatımızın her yerinde bu anlamda vardır. Dolayısıyla eşyanın varlığını maddi olarak algıladığımız doğru olmaz. Tuttuğumuz bir taşın bile kendi içerisinde kendine ait olan bir dili, bir özü, bir sesi vardır. Her şeye hükmeden Allah ona da hükmünü icra etmiştir. Bütün madde de kendi imzasını teşekkül ettiren Allah varlığının bilinmek istediğini bu derinlikte ihya eder. İnsanoğlu araştırarak, şiir yoluyla, aşk yoluyla, ilham yoluyla Allah’ın varlığını insanlara aktarmanın yollarını arar.

Bunları bize aktarmaya çalışan büyük şairlerimizi asla unutmamalıyız ve onları anlamaya çalışmalıyız. Asil toplumlar geçmişlerinde almış oldukları kadim kültüre sahip çıkarak geleceğe yürürler. Bizlerde bu bilinçle hareket etmeliyiz.

Metafizik felsefenin bir dalıdır. Geçmiş yüzyıllardaki bilgelerin yani Aristo’dan Sokrates’e, Dekart’tan Eflatun’a, Farabi’den bugüne geldiğimizde bir çok dahinin bize yansıtmış olduğu hayat düşünceleridir. Metafizik olmayan konuların getirilip aktarıldığı yani aklın tespit edemediği, aklın kavramakta zorlandığı, insanların elle tutup gözle göremedikleri fizik ötesi bir takım anlayışları ifade eder. Metafizik demek, dinin alanları demektir.

Bilge insanları anlamaya çalıştığınızda ahlakta güzelliklerini, dine kaşı olan gönül bağlılıklarını, ihlas ve imandaki samimiyetlerini fark ediyorsunuz.

         Bu cümleden olarak Mevlana’nın bir sözünü aktarmak istiyorum;

         ‘Sevginin olmadığı yerde herkes birbirine düşman olur.’ ”

 

Büyük bir ilgi ile izlenen ve takdirle karşılanan konferansın sonunda Recep Garip’e şükran plaketini Avrasya Bir Vakfı Genel Başkanı Şaban Gülbahar, kitap hediyelerini ise E. Türk Dünyası Akraba Toplulukları Koordinatörü Metin Özkan takdim ettiler.

 

Kategori: Konferanslar