Garplılaşmanın Neresindeyiz?
29 Mayıs 2019
Gazali’den 10 Tavsiye
29 Mayıs 2019

Garplılaşmanın Neresindeyiz?

Prof. Dr. Mümtaz Turhan Yağmur Yayınları 4.Baskı1961
Bizim telafi etmemiz lazım gelen insanın zihniyetinde hakiki değişikliği meydana getiren Kopernik, Galile ve Dekart’la başlayan objektif, ilmi düşünce hareketidir.
Müslümanlığın garplılaşmamıza mani olduğu iddiasının da ilmi bakımdan büyük bir kıymeti yoktur. Çünkü içtimai değişmeler karşısında yalnız din, hususiyle yalnız İslâmlık mukavemet göstermemiştir.
İslâm dini, bir vakitler zamanının en yüksek bir medeniyetini meydana getirmiş olması bakımından terakkiye mani olmadığına dair imtihanı çoktan geçirmiş bulunmaktadır. S.22
Bir vakitler, medeniyet ve terakkiye mâni olmayan İslâm dininin bugün mani olduğunu iddia etmek her şeyden evvel mantığa aykırıdır. S.31

Dün olduğu gibi bugün de garp medeniyetini ayakta tutan yine ilimdir.
On yedinci asırdan beri, tecrübenin rehberliğiyle ilim ilerlemektedir. s.24
Yeniden yükselmemiz, büyük bir millet haline gelmemiz ve bu arada garplılaşmamız mümkün değildir. Zaten garp medeniyeti de son günlerini yaşamaktadır.
Bunlar etraflarına ümitsizlik, yeis, mesuliyetsizlik ve kendilerinin müptela olup bir türlü kurtulamadıkları aşağılık hissini aşılamak suretiyle belki de farkında olmadan büyük bir fenalık yapmaktadırlar. S.26
Bol miktarda kabiliyetli ve kendilerine güvenilir gençleri bu medeniyet içinde yetiştirmektir. Nitekim Japonya bunu yapmış, Rusya bu sayede muvaffak olabilmiştir. S.29
Garp Medeniyetinin Esas unsurları: İlim, ilmin amelî hayata tatbikinden ibaret olan teknik, insan haklarını teminat altına alan hukuk ve hürriyettir. Hakiki garplılık ise bunların prensiplerine bağlılıktır.
İlim, teknik, hukuk, hürriyet prensiplerine bağlılık. İlmin prensiplerine bağlılık bizi ilgilendiren kısmı…
Büyük maddi icat ve ihtiraların arkasında yalnız devamlı bir teknik inkişaf bulunmuyor, aynı zamanda insanların zihinlerinde husule gelen bir değişiklik de gizli bulunuyordu. Yani ilmin inkişafı sayesinde meydana gelen ilim zihniyeti. S.49
İcatlar büyük teknisyenlerden değil kanunlar vazeden ilim adamlarından gelir. İcat ve ihtiralar ilmi keşiflerin tali mahsulüdür. Esas telgrafı keşfeden Morse değil Henry, dinamoyu keşfeden Siemens değil Faraday, radyoyu icat edenler Marconi ile De Forest değil, Clak-Maxvel ile Hertz’dir. Teknik sahadaki ihtiralar (buluşlar), ilmi bilginin ameli hayata naklinden, tatbikatından başka bir şey değildir. S.50
İlmi araştırmalara verilen paraların iktisadi bakımdan en verimli bir yatırım olduğu bilindiği için hiçbir fedakârlıktan kaçınılmamaktadır. Yapılan hesaplara göre ilmi araştırmalara tahsis edilen paraların bire beşyüz, bire bin, hattâ iki bin getirdiği tespit edilmiştir.(*) Hiçbir iktisadi tesisin bu nispette bir kâr temin etmediği düşünülecek olursa, ilmi araştırmalara verilen paranın en verimli bir yatırıma tahsis edilmiş olduğu görülür. S.54-55
: “Eğer bir millet layık olduğu mevkie yükselememiş ise bilin ki hayatına bir kasıt vardır.” s.73
Medeni millet, birinci sınıf ilim ve ihtisas adamı yetiştiren müesseselere sahip olan millettir. ++3