Müslüman Olan Fransız Katolik Rahibi
28 Mayıs 2019
Evangelist İken İslâm’ı Seçen Yusuf Estes
28 Mayıs 2019

Kiliseden Camiye

Mayorkalı Rahip Anselmo Turmeda

Nasıl (Müslüman)   

Abdullah Tercüman oldu

Tuhfetü’l Erî fi’r Reddi alâ ehli’s-Salîb

Kitabından alınmıştır.

Bilginiz olsun ki ben bir zamanlar Müslümanların elinde bulunan Mayorka ülkesindenim. Babam Mayorka ahalisindendir. Nebuniye şehrine gittim. Hıristiyanlar arasında yüksek ib.r mertebeye sahip Nikola Mertil isimli Papazın kilisesinde tahsil gördüm. Kendisine yakın olmaya çok dikkat ettim. O kadar yakın oldum ki evinin anahtarlarını bile bana teslim ederdi. Yalnız evinin içinde arada sırada sadece kendisine girdiği bir odanın anahtarını vermiyordu. Allah bilir buraya kendisine hediye edilen eşyaları koymuştu.On sene tahsilimi bu papazın yanında yaptım. Bütün kudretimle hayatımı ona vakfederek sımsıkı bağlandım. Birgün hastalandı ve ders okutmaya çıkamadı.

Dershanede otururken aramızdaki konuşma Cenabı hakkın Hz.İsa’ya indirmiş olduğu şu “Senden sonra bir peygamber gelir, İsmi şerifi paraklit’tir” mealinde olan hükme dayandı. Hazır olanlar arasında pek çok tartışmalar çıktı.Mesele halledilmeden dağıldık. Bende kalkıp sütadın yanına gttim. Bu gün aranızda ne gibi bahisler geçti diye sordu.

Ben de Paraklit isminde ihtilaf olundu, Filan şöyle dedi, falan böyle dedi” diye cevap verdim.

__Sen ne cevap verdin? diye sordu.

“Filan şârihin İncil şerhinde verdiği cevabı verdim” edim.

__Sen kusur etmemişsin, yaklaşmışsın. Filan hata etmiş. Falan da oldukça yaklaşmış. Lâkin hak olan bunlardan hiçbiri değildir. Bu yüce ismi ancak alimlerden çok ileri gitmiş alimler bilir. Sizin ise nasibiniz pek az bir şeydir.

Bunun üzerine ben kalkıp üstadın ayaklarına kapanarak:

–Efendim bilirsiniz ki, ben vatanım olan uzak bir ülkeden buraya geldim. On senedir hizmetinize devam ve rızanızı kazanmaya gayret ettim. Sizden sayılamayacak derecede bilgiler edindim.

Üstat bu sözler üzerine ağlamaya başladı ve dedi ki:

__Oğlum bana olan iyi hizmetin ve sadakatin cihetiyle seni severim. Evet bu mübarek ismi bilmekte faydalar vardır. Lâkin korkarım ki, saklayamaz da söylersin. Sonra Hıristiyanlar seni o dakikada öldürürler”.

O böyle söyleyince benim heyecan ve merakım bir kat daha arttı.

–Üstadım, dedim. Allah İncil ve Mesih hakkı için bana söyleyeceğiniz sırların hiç birini ifşa etmem.

Oğlum sen buraya geldiğin zaman memleketinin Müslüman memleketine yakın olup olmadığını, Müslümanlarla kavga edip etmediğinizi sormuştum.

Bil ki Paraklit ismi, Müslümanların peygamberi Hz. Muhammed’in mübarek ismidir. Kendisine Danyal Aleynisselamın lisanı üzere dördüncü kitap, yani Kur’an nazil olmuş ,ve bu kitabın  o peygamber ineceğini ve dininin hak din, milletinin de İncil’de geçen hak millet olduğunu Danyal aleyhisselam habir vermiştir.

__Hıristiyanlık hakkında ne dersiniz? diye sordum.

Ciddi bir tavır aldı ve dedi ki:

_Oğlum eğer Hıristiyanlar, İsa Aleyhisselamın dini üzere olsalar ilahi din üzere kaim olmuş olurlardı. Çünkü İsa’nın ve bütün peygamberlerin dinleri Allahın dinidir.

__Öyle is e bu işten kurtuluş nasıl olur?  diye sordum.

__”Müslüman olmakla” dedi.

-Müslaman olan necat (kurtuluş) bulur mu ? diye sordum.

_Evet Müslüman olan dünya ve ahrette kurtuluş bulur” dedi.

_Efendim akıllı olan kimse en faziletli ve en hayırlı olan şey ne ise kendi için onu seçer. Siz İslam dininin fazilet ve yüksek kıymetini kavradığınız halde niçin Müslüman olmadınız? Ne mani vardı ? diye sordum.

_Oğlum Allah teala İslamiyetin faziletini ve İslam peygamberinin şerefini, bana küçük yaşta değil, ihtiyarladıktan sonra nasip etti. Bu Eğer senin yaşında iken İslamiyeti bana hidayet buyurmuş olsaydı, her şeyi terk eder hak dine alenen girerdim. Benim Hıristiyanlar yanında malik olduğum itibarı, nüfuzumun çokluğunu, mallarımı biliyorsun. Eğer Hıristiyanlar bende Müslümanlığa biraz meyil ve rağbet görecek olurlarsa beni yaşatmazlar.

Derhal öldürürler.

_efendim ben İslam diyarına gidecek ve İslâm dinine girecek olsam bana delalet eder misiniz dedim?

Eğer aklın varsa ve kurtuluşa ermeyi istersen hiç durma git. Dünya ve ahiret saadeti senindir dedi.

Bunları gizli tutacaksın.  Öğrenirlerse ben seni kurtaramam. Bunları benden duyduğunu söylemen de sana fayda vermez.

Zira ben canımı kurtarmak için inkâr ederim.

Sözlerim senin aleyhinde olacaktır. Senin benim aleyhimde söyleyeceğin sözler ise iftira olarak kabul dilecektir.

Yol tedariki yaparak kendisiyle vedalaştım.10

Bana yol harçlığı etmem için 50 altın verdi.

Memleketim Mayorka’ya geldim. Altı ay kalıp Sicilya’ya geçtim.Müslüman memleketlerine gidecek bir gemi için 5 ay bekledim. Tunus Limanına vardık.Benim geldiğimi öğrenin Hıristiyanlar toplandılar, evlerine götürdüler.

O sırada Tunus Beyi Ebül Abbas isminde bir zat idi. (Hicri 823 Senesi) Miladi:1407 yılında.

Tabibi Yusuf’un Hıristiyan lisanını bildiğini söylediler. Keyfiyeti doktora arz edip Müslüman olmak için geldiğimi söyledim.Tunus Beyi’nin huzuruna girip durumu anlattı.Huzura kabul edildim. Memnun oldu.
Dedim ki: Bir kimse bir dini terk edecek olursa hakkında çok ddikodu olur. Rica ederim burada bulunan Hıristiyanların ileri gelenleri çağrılsın. Benim halim onlardan osrulsun. Hakkımda ne türlü şahadet edecekleri dinlensin. Ondan sonra Müslüman olayım dedim.

Hıristiyan Tüccarların ileri gelenlerine haber gönderdi.

Beni de meclise yakın bir odaya koydular.

Çağrılan tüccarlara:

Şu gemi ile gelen yeni Papaz hakkında ne dersiniz diye Ebül Abbas sordu.

Onlar şöyle cevap verdiler: Dinimizin pek büyük bir alimidir..

Büyüklerimiz ilimde ondan yüksek derecede kimse görmediklerini teslim ve tasdik etmişlerdir.

Bunun üzerine Ebül Abbas:

-Eğer o adam Müslüman olursa ne dersiniz? Ddi.

Allah göstermesin” dediler. “Bu adam hiçbir zaman bu işi yapmaz”:

__Ebül Abbas beni çağırdı: Ben ed onların huzurunda Şahadet getirip Müslüman oldum. Hepsi önüne bakıp dehşet içinde kaldılar.

__BU ADAMA BU İŞİ YAPTIRAN ANCAK EVLENMEK ARZUSUDUR. Çünkü bizde Papaz evlenmez.

Sonra kederli gamlı, çıkıp gittiler.  Ebül Abbas bana Bir kat elbise hediye etti. Günde bir çeyrek altın maaş bağladı. Misafirhaneye yerleştirdi.

*

Hıristiyanlar, İsa peygamberin tebliğ ettiği tek Allah inancı yerine Brahmanizmde bulunan, Mısırlıların uydurduğu teslis,yani üç tanrı inancı hakim oldu.

Yunan düşüncesinin Hıristiyanlık üzerinde etkisi adlı kitapta görülür ki Yunanlıların 22 mitolojik hikayesinden 15 tanesi Hz. İsa’ya uyarlanmış, ona mal edilmiştir. Tamamı Yunan masalıdır.

Görülüyor ki Avrupa’nın barbar kaimleri İsa AS: ın hayatını kendi mitolojik inançlarıyla karıştırıp uydurma masallar çıkarıp Hıristiyanlığı tahrif etmişlerdir.

*

MİSYONERLERİN METOTLARINA UMUMİ BİR BAKIŞ:

1-Misyonlerler yıkmak ve ele geçirmek istedikleri ülkelerdeki Hıristiyan unsurlar üzerinde gizli oyunlar oynarlar. Osmanlı İmparatorluğunun çeşitli bölgelerinde yaşayan Rum, Ermeni,Bulgar ve Hıristiyan unsurların çocuklarını açtıkları Misyoner mekteplerinde okutmuşlar, ve onlara ayrılık ve ırkçılık fikirleri aşılayarak Osmanlı devletine karşı kışkırtmışlardır. Osmanlının kışkırtmaları bastırmasına da “Türkler Hıristiyan ahaliyi kesiyor” şeklinde propaganda yaparak Avrupa ve Amerika kamuoyunu Türkiye aleyhine ayağa kaldırmışlardır.

2-Avını Hıristiyanlaştıramayacağını anladıklarında onları İslamiyet’ten soğuturlar ve sonunda dinsizleştirirler.  Misyonerlerin asıl maksadı geldikleri ülkede, kendi çıkarlarına hizmet edecek insanlar yetiştirmektir. Mesela, Amerikalı misyonerler, bir Müslüman Hıristiyan olacak ama Amerikan çıkarlarına hizmet etmeyecekse onun Hıristiyanlığı ile hiç ilgilenmezler. Bunun yerine Müslüman kasın ama Amerikan çıkarlarına hizmet edecek zihniyete sahip olsun diye uğraşırlar. 14

Misyonerler ilk hamlede Türkleri kendi dinleri olan İslamiyet’ten ayıramayacaklarını bildiklerinden, Türklerin genç neslini dinsiz olarak yetiştirmek, ortaya çıkacak manevi bunalıma çare olarak Hıristiyanlığı takdim etmek istemektedirler.

Bazı Türk gençleri bilmeden de olsa, Amerika’nın en güçlü kilisesi olan “GÖRÜNMEZ KİLİSE” nin  (invisible Curch) müritleri haline gelirler. Ama mürit durumuna getirildiklerini düşünemezler. BU maksatla ülkemizde açılan misyoner okulları ve İngilizce eğitim yapan liselerde yetişen Türk çocukları Müslümanlıktan ve kendi kültürlerinden uzak yetiştirilirler.

Özel günlerde,  Hıristiyan bayramlarında da fark ettirmeden Hıristiyanlık propagandası yapılır. Mesela Hıristiyan ulularından birinin faziletli bir davranışı abartılarak sunulurken bir Müslümanın yaptığı hata abartılarak Müslümanlar da böyledir diye takdim edilir.

Bir tarafta faziletli Hıristiyan diğer tarafta herhangi bir Müslümanın utanılacak bir davranışı. İkisi de gerçek olabilir. Ama önemli olan bunun sunuluş şeklidir. Amerika’da 14 yaşına gelen kız çocuklarının % 90’ı tecavüze uğramıştır. Bunlar hiç  söz konusu edilmez. İngiltere’de papazların yüzde 40’ı homoseksüeldir. Kendi istatistikleri böyle. Bu Robert kolejde, Saint Josef’te vs. konu edilmez.

*

Önemli Açıklama:

Son yıllarda oldukça yoğunlaşan, bütün yurdu saran ve dehşetli boyutlara ulaşan misyonerlik faaliyetlerini, basit, mâsumâne ve temel insan hakları çerçevesinde değerlendirmek büyük bir gaflet ve saflık olur. BU hareketler Türkiye’yi parçalamayı, bağımsızlığımıza son vermeyi hedefleyen “İkinci Sevr” stratejisi içinde yer almaktadır.

Bu Misyonar faaliyetlerinden yerli Hıristiyanlar da şikayetçidirler. 19.asırda Osmanlı imparatorluğunu yıkmış olan emperyalis ve agresif misyoner hareketi  şimdi Türkiye Cumhuriyetinin temellerini dinamitlemeye çalışıyor.


Çeşitli misyoner teşkilatları, milyarlarca dolar maddi imkâna sahiptir. Bu teşkilatlar çok iyi yetiştirilmiş elemanlara sahip vakıflar ve dernekler tarafından yönetilmektedir.

Misyonerler din propagandası konusunda yüzde yüz serbest bırakılmışlardır. Bazı agresif misyoner teşkilatları halkımızın bir kısmına “Sizin atalarınız Hıristiyan’dı. Barbar Türkler sizin atalarınızı zorla Müslüman yaptı gelin, tekrar atalarınızın dinine dönün”  şeklinde propaganda yapıyorlar.

Türkiye’nin ekonomisi kasıtlı olarak çökertilmiş, on milyonlarca vatandaşımız sefalete, işsizliğe, aşsızlığa mahkûm edilmiştir. Bu durumun gerçek hazırlayıcısı Misyonerler bulanık suda balık avlamaktadırlar. Bizi bu coğrafya’dan atmanın hesaplarını yapmaktadırlar. 811 yılda İspanya’dan Endülüs Emevî Bayrağını indirenler, 450 yıl sonra Balkanlarda Türk bayrağını indirenler Malazgirt’ten bu yana 937 yıl sonra Türk bayrağını indiremez miyiz? Bu Türkleri Altay dağlarının arkasına atamaz mıyız hesabı yapmaktadırlar.

Anadolu Hıristiyanlarına kötülük:

Anadolu’da yaklaşık bin yıldır bizimle yan yana yaşayan Hıristiyanlara en büyük kötülüğü Onların bir kısmını devletimize karşı isyana kışkırtmış olan emperyalist ve sömürgeci ajan misyonerler yapmıştır.

Misyonerlerin asıl maksadı kesinlikle din çağrısı yapmak değil, ülkeleri ve milletleri sömürmektir. Bunun en büyük delili misyonerlerin geldikleri yerde  sefalete ve insan ahlâkının içler acısı durumuna rağmen kendi vatandaşlarına ve dindaşlarına yardım eli uzatmak yerine başta Türkiye olmak üzere dünyaya el atmalarıdır.

Avrupa’nın % 20 Sİ ATEİST olduğunu söylerken onlara Hıristiyanlığı tebliğ etmeyip gelip bizimle uğraşıyor, mahalle aralarına Ev kiliseler açıyorlar.

Önce kendi evini düzelteceği ve sözde “merhamet” elini hemen yanındaki milyonlarca aç ve dinsiz insana uzatacağı yerde madenin, altının, petrolün yani çıkarın olduğu binlerce kilometre uzaklarda acaba ne arıyorlar?

*

Amaçları din çağrısı yapmak olmayan bu agresif misyoner faaliyetleri, Türkiye’nin bağımsızlığını, bütünlüğünü, geleceğini, toplumsal barışı millî kimliği tehdit eden büyük bir tehlikedir.

Buna izin veren, onların çalışmalarını, İncil dağıtmalarını, propaganda yapmalarını serbest bırakanların niyetlerini sizlerin vicdanlarına havale ediyoruz.

Agresif misyonerlere karşı İslâm’ı savunma, ülkenin birliğini, bütünlüğünü, bağımsızlığını, millî kimliği, tarihi devamlılığı ve toplumsal barışı koruma yayınları

——————————–No:3———————————————————-