İngiliz Casusun İtirafları
28 Mayıs 2019
Kiliseden Camiye
28 Mayıs 2019

Müslüman Olan Fransız Katolik Rahibi

2.KİTAP

JEANNE MARİE DUCHEMİN

ABDÜLMECİD

1908-1988

Fransızca’dan çeviren Cemal Aydın-2006

Yüksek rütbeli bir rahibin kaleminden Niçin ve nasıl Müslüman oldum?

21 yaşında Müslüman olmuş bir frensız genci tarafından  WWW.oumma.com’da yüksek rütbeli ve ünlü bir Hıristiyan din adamının nasıl Müslüman olduğunu anatan, kendi el yazısıyla kaleme alınmış hatıraları bu zatın ölümünden sonra bulunduğu haber verildi.

Bunlar son derece heyecan verici hatıralardı.

Jeanne Marie Duchemin Paris’in “Sart” bölgesinde Hırıstiyan Katolik Mezhebinin tanınmış bir simasıdır. 25 sene boyunca bıkmadan usanmadan, yoksullara yardımcı olmak için yürüttüğü çalışmalar yüzünden büyük bir şöhret kazandı.

Mağripli ve Afrikalı göçmen işçilere yardım ederken bunların dini yaşayışlarıyla ilgilenmeye ve bu husustaki bilgilerini derinleştirmeye başladı. Senelerce süren çalışmadan ve Hıristiyanlık ile İslam’ı mukayeseden sonra Müslüman olmaya karar verdi

İslâmiyet’e girdiğini sadece bir avuç sırdaşı biliyordu. Kendisini böyle bir tercihi götüren sebepleri yazdı. Bu zat 6 Eylül 1988’de Kazablanka’da hakka yürüdü. Kabri, eski Taşocakları semtindeki Sidi Osman mezarlığındadır.

Aldığı dini eğitim sonucu, O, gencecik yaşta.”Kilise dışında kesinlikle kurtuluş olmadığından” kesinkes emin hale geldi. Muhammedî’ likten bahsedildiğini çok nadiren duydu. Duydukları Muhammediliğin çok tanrılı putçu bir din olduğu iddialıydı. Hep aleyhte ve aşağılayan ifadelerdi. On bir yaşında iken bir hanım öğretmen tek kurtuluşun Katoliklik olduğunu anlatırken diğer dinlerden örnek verir. Sadece Katoliklerin cennete gideceğini anlatır. Aşağılık Yahudiler İsa’yı çarmıha gerdiler, Muhammediler Hıristiyanlar katlettiler şanlı haçlılar ne yazık ki Muhammediler kökünü kazıyamadılar diye anlatır.  Küçük bir halı üzerinde namaz kılmak için onca temizlik yapmaya katlandıklarını, bir ay oruç tutup gündüz yemediklerini, domuz eti ve şaraptan kendilerini mahrum bıraktıklarını anlattı.

Duchemin bu zavallı Muhammedî’leri şöyle bir düşündü.

Papaz olduktan sonar İslamiyet hakkında Katoliklerin yazdığı bazı kitaplar buldu. Kitaplar ne kadar kötüleseler de o Müslümanların saygı duyulması gereken kimseler olduğunu düşünmeye başladı.

1933’te Papaz yardımcılığına tayin oldu. Hıristiyanları birleştirmeye uğraşan bir gurup tarafından basılmış dini bir tasvir eline geçit. Bunun arkasında Fatiha suresinin Fransızcası vardı. İşte o andan itibaren her gün Hırıstiyanî dualarını yaptıktan sonra bu fatiha’yı da okumayı alışkanlık haline getirdi.

1957 yılında bir gurup turistin içine katılarak Paris camiini ziyaret etmek ve topluca namaz kılınan yerde sessizce dua etmek için gurubun içine karıştı. Rehber Camiyi anlatırken o dünya Müslümanlarıyla birlikte sessize dua ediyordu.  Çıkışta bir Kur’an Meali aldı. 3 gecede bütün Kur’anı okudu. Çok etkilendi. Kafasındaki bütün soruların cevaplarını buldu. Tabii bir de dışarıda gördüğü Müslümanlara baktı. Kur’an harikulade, Müslümanların yaşadıkları İslam içler acısı diyordu.

Dini inançlarına sımsıkı bağlı Müslümanların içinde Avrupa medeniyetinin bütün ayartmalarından kendini korumuş Müslümanlarla tanıştı.11

Göçmen işçilere yardım ederken onların ibadetlerini yapacak bir mescide ihtiyaçları olduğunu kiliseye kabul ettirip birkaç salon tahsis ettirdi. Daha da ileri giderek cami inşaatını başlattı.  

6 Aralık 1976’da 40 günlüğüne Pakistan’a gitti. Pakistan’da bir camide üç kere

Konuşma yapması istendi. Kimsenin ona “Müslüman ol” diye baskı yapmaması çok hoşuna gitti.  Kilisenin bizi kötülemek için yaydığı, Müslümanların sözde hoşgörüsüzlüğü ve sözde fanatikliği konusunda gerçeğin ne olduğun gördü. İslam konusundaki düşüncelerini derinleştirdi. 1976’dan itibaren Hıristiyan imanını ve Hıristiyan ibadetlerini koruyup devam ettirmekle beraber Müslümanların beş vakit namazını da muntazaman ve tek bayına kılar oldu. Domuz etini yelmeyi ve içki içmeyi bıraktı. Eski ve Yeni Ahiti, Tevrat, Zebur ve İncilleri derinlemesine inceledi.8

HZ.İSA TATBİKATI

Tek Allah mı yoksa TESLES dedikleri üçlü  Tanrı mı söz konusuydu?

Allah’a ulaşmak için mutlaka Kilisenin ve Papazın aracılığına  ihtiyaç varmıydı?

Yoksa İslâmdaki gibi aracıya müraccat etmeye ihtiyaç yok muydu?


Allah engin rahmetiyle insanı bizzat kendisi mi affederdi ? Yoksa oğlu(??) İsa’nın mecburen

Kurban edilmesi mi gerekiyordu?

Hz. İsa’dan sonra gelen nesillerin kutsal kitabı  (Tevrat, Zebur ve İncil)i değiştirmiş olduklarını fark etti.W
Mevcut İnciller içinde Hz. İsa’nın kendi sözleriz hangileridir?

Tarsus’lu Pavlus’tan etkilenmiş olan İncil yazarlarının “Matta, Markus, Yuhanna) yorumları hangileridir?

İncillerin İsa’sı ve Aziz Pavlus’un İsa’sı ile tarihteki Hz.İsa gerçekten aynı kişi miydi?

Hz.İsa kendisini Allah’ın kulu olarak taktim ederken Hırıstiyanların ona ilah gibi tapması r doğru muydu?

Bunlar Hıristiyanların dinlerini tamamen değiştirip kendi çıkarlarına göre şekillendirmiş oldukları inancı verdi ona.

İslam’ın ise Hz. Peygamber hayatta iken nasıl ise bugün de aynı şekilde korunduğunu gördü. İnanç şekli,ibadet şekli hiç bozulmadan aynen korunuyordu.

Yıllardır Hıristiyanlığı da İslam’ı da birlikte yaşamış ve dini hayatında tatbik etmişti ama artık bir tercih yapma zamanı gelmişti. Sessizce kararını aldı. Ve gizlice İslâm’a girdi.

İlesi ve çevresinin esiri olarak 5 yıl gizlilik içinde yaşamaya mecbur oldu.

Abdülmecid Jenne Marie Duchemın

_______________________son _________________________