İngiliz Misyoneri Nasıl Yetiştiriliyor?
28 Mayıs 2019
Vahşi Batı – Sedat Cereci
28 Mayıs 2019

Türkiye’de Misyonerlik Faaliyetleri

7-Türkiye’de Misyonerlik Faaliyetleri. Türkiye Diyanet vakfı./2006

Kur’an onlarca ayetle, Ehl-i kitabın ellerinde bulunan kutsal kitapları tahrif ettiklerinden ve bazı ilahi hükümleri değiştirdiklerinden ve peygamberlerini ilahlaştırarak put konumuna soktuklarından bahsetmektedir. VII. sayfa

Tevbe suresi 30. ayet:

“Yahudiler Uzeyr Allahın oğludur dediler. Hıristiyanlar da Mesih İsa Allahın oğludur dediler.Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. VII

Tevbe suresi 31. ayet:

“Yahudiler, Allah’ı bıkaıp hahamlarını, Hıristiyanlar da rahiplerini ve Meryem oğlu İSA’YI RABLER EDİNDİLER. Halbuki onlara tek Allah’a kulluk etmeleri emrolundu. Ondan başka ilah yoktur. vııı

*

Kuran’ı Kerim/ Hz. İsa’nın  Hıristiyanlıktaki algılanmasına işaret ederek. Nitekim Hz. İsa’nın ilah-(Tanrı) olduğunu iddia etmişlerdi. Bu iddia İslam inancına öre tamamen batıl(Yalan-boş inanç)dır. Hz.İsa kendisinin Allahın kulu olduğunu Allahın kendisine kitap gönderdiğini, ve Peygamber kıldığını söylemiştir.(Meryem suresi 30-36 ) Kendisinin ve annesi Meryem7in tanrı olduğunu şiddetle reddederek  Allah’ı şirkten tenzih etmiş, onu birlemiştir.

Kitap ehlinin, Peygamberin kendisine vahiy gelen bir (beşer) insan olduğunu, din adamlarının ise aynı dine mensup birer mümin olduğunu kabul etmeleri gerekir.

Oysa misyonerler , yüzyıllar boyu Müslümanları hak dinden uzaklaştırmak, Hıristiyanlaştırmak,tüm insanları içinde bulundukları inançlardan uzaklaştırarak Hıristiyanlığı kabul ettirmeye çalışmışlardır..X11

Aslında misyonerlik tarzı bir tebliğ, irşat faaliyetini Müslümanların yürütmesi gerekirdi.

Ne yazık ki Müslümanlığın hak din olmanın verdiği bir rehavetle Müslümanlar misyonerlik tarzı bir çalışma ve organizasyona girmemişlerdir. Yüzyıllar boyu birçok insanın Müslüman oluşu İslâm’ın mükemmel bir din olduğunu araştırıp öğrenmelerindendir. xıı

Misyoner ve Misyonerlik nedir?

Misyoner: Hıristiyanlığı yaymayı amaç edinmiş, kendisini bu işe adamış kimsedir. Misyoner hem yabancı ülkelerde hem de ülke içinde görev alabilen rahip, papaz, ya da din adamlarından oluşur. (Büyük Larousse m.16 8226)

Batı, ortaçağda kapalı hayat yaşayan ahalisini, İslâm7dan nefret ettirmek gayesiyle, İslâm’ın tebliğcisi Hz. Peygamberin aleyhinde sayısız iftiralar uydurdu.  koruma imkanını fırsat buldukça kuvvet kullanmakta gördü.(Suat Yıldırım sb17 Kilisiye İslam ile diyalog istemeye iten sebepler) xııı

İslamiyet ortaya ilk çıktığında tebliğ prensibine sıkı sıkıya bağlı bir din kimliğindeydi. Tarih boyu Müslümanların kendi dinlerini yaymak için tebliğ teşkilatları kurduklarına şahit oluyoruz. Ancak bu gün İslam dünyasında dışa yönelik çalışmalar durma noktasına gelmiştir.

Bugün için İslâmiyeti, Müslüman olmayan kimselere tanıtmak üzere faaliyet gösteren kişi ve kurulu göstermek imkânsız denecek ciddi bir çalışma söz konusu değildir. xıv.

Hıristiyanlar ise 15. yüzyıldan itibaren tam örgütlü olarak dinlerini yayma çalışmalarına hız vermişlerdir. Kiliseler tarafından binlerce misyoner örgütü kurulmuş, eğitip yetiştirdikleri yüzbinlerce insan görevlendirilmiştir,

Yani İslâm dünyasının aksine Hıristiyanların dışa yönelik çok güçlü teşkilatları mevcuttur

Kuran-ı kerîm şiddet ve zorlama ile İslamın kabulünü istemediği gibi, İslam dışı unsurları ve kültürleri de kökünden kazımayı öngörmemektedir. Xv

Müslümanların Hıristiyanlar gibi misylonerlik faaliyetlerinde bulunmamamlarının bir önemli sebebi de İslam dininin son ilahi ve tevhid dini oluşunun Müslümanların üzerinde bıraktığı güven ve rahatlık duygusudur.Bu da Müslümanları rehavete sevketmektedir. XV1

Hıristiyanlar bu faaliyeti sürdürürken ilkönce muhatabın dünyevi arzu ve isteklerini temine çalışarak gönlüne girebilmek için fırsat kollarlar. Misyonerler önce hizmet sonra tebliğ  anlayışıyla hareket ederler. Bu muhatabın düştüğü durumdan, zaaflarından yararlanarak dinini değiştirmeye sevk etme gayretidir.

Doç. Dr Mustafa Köylü’nün Diyanet İlmi dergisinden alıntılar: 1999 Sayı 2

Ohio’ya yerleştiğimiz 15 gün olmadan bize bir telefon geldi. Evdeki eşim ve çocuklarıma bedava yabancı dil öğretebileceklerini, her türlü yardımı yapabileceklerini söylediler. Ertesi gün iki bayan evimize geldi. Her seviyede dil konusunda yardımcı olabileceklerini söylediler. Nerede nasıl yapacaklarını sordum. Falan kilisede dediler. Kilise deyince bir tereddüt geçirdim. En azından bir deneme olsun diye eşimle çocuğumun gidebileceğini, ancak henüz arabam olmadığı için, böyle bir şeyin kendim için zor, hattâ imkânsız olabileceğini söyledim. Onlar da bize, siz hiç merak etmeyin, biz her hafta belirtilen gün ve saatten gelir, sizin eş ve çocuğunuzu alır, ders bittikten sonra da evinize getiririz” dediler.XV11.

İlk hafta eşim ve beş yaşındaki çocuğum gitti. Meğer dil öğrenmek için kiliseye sadece bizimkiler değil, birçok İslam ülkesinden hanımlar ve çocuklar da gidiyorlarmış.

Kursun bir şartı var, herkes mümkün olduğu kadar kendilerine has milli kıyafetle gitmeleriymiş. XV11

 NOT: Doç. Mustafa Köylü buluna, eşinden ve kendisinden birer cümle kaydet.

Çocuklar çok özel hazırlanmış oyuncaklarla yiyecek ve içeceklerle dolu dersaneye alınıyor. Gönüllü kişiler ayda 4000 dolar ödeyerek alınabilen kursu size bedava veriyorlar.

Önemli üzerinde durmak istediğimi husus bunların hiçbir zaman Hıristiyanlık hakkında tek kelime dahi etmemeleri, ya da size o dine sokmaya herhangi bir teşebbüslerinin olmayışıdır.

Bir de geri kalmış ülke çocuklarının bol. Çeşitli oyuncaklarla, yiyecek içeceklerle karşılaştıklarında onların ne şekilde etkileneceklerini tahmin edebiliyorum. Kilise, kilise motifleri, Noel Baba gibi Hıristiyanlığa ait birçok kültürel değerler çocuklar için son derece cazip bir durum halini almaktadır.

Artık o hale geliyorsunuz ki, bir zamanlar din düşmanı olarak gördüğünüz kişiler, takındıkları son derece insancıl tavır ve tutumları sonucunda hiç farkına varmadan birer yakın dostunuz oluvermiş. Kilise deyince ürperdiğiniz yada binasını görünce rahatsız olduğunuz  mekânlar artık sizin hayatınızın ayrılmaz bir parçası haline gelivermiş. (XV111)

O şehirden ayrıldık. Bebeğimiz oldu. Dil kursuna gitmek mümkün değildi. Danışmanıma söyledim. Kilise eve bedava dil öğretmek üzere iki yıl süreyle bir hanım gönderdi. Ta biz ayrılıncaya kadar.

Yabancısınız, Bayınıza bir hal mi geldi. Kilise size bedava avukat gönderir.  Ev sahibimin açtığı beyan edilmeyen insan var diye açılan dava için bana yardımcı oldular.

Otomobiliniz mi bozuldu. Size anlayan bir tamirci gönderir. Yapabilir veya size yol gösterir.

Her üniversite ve fakültede mutlaka kampüs papazları vardır. Bunların amaçları ilk etapta üniversitelerine gelen yabancılara Hıristiyanlığı tebliğ etmek değil, onlarla ilgilenmek ve onların problemlerine çözüm bulmaktır.

Sizinle tanışır, örf adetleriniz sorarlar. Ne gibi ihtiyaçlarınız olduğunu sorarlar. Evinizdeki koltuk, masa sandalye benzeri eksiklerinizi isteyebilirsiniz. Çünkü onlar cemaat olarak evlerindeki fazla eşyayı İHTİYACI OLANLARA VERİLMEK ÜZERE  kiliseye teslim ederler.XX111

Kilisenin özel ibr eşya taşıma aracı vardır. Eşyaları o arabaya koyarlar, sizin evinize getirirler. Hiç eliniz değmeden, bir kuruş ödemeden eşyaları evinize yerleştirirler. XX1V

Hastane hizmetleri. Kilisenin hastaneye gelenlere yardım için bir danışma bürosu vardır.

Bilmediğiniz hastanede şaşkın şaşkın dolaşmaktan sizi korur. Genelde emekli olmuş, yaşlı ama son derece kibar, nazik ve iyi giyimli insanlar gönüllü olarak kilise adına bu hizmeti verirler.

Size prosedür hakkında bilgi verirler. Elinizden tutup ilgili yerlere bizzat götürürler.

Eğer siz İngilizce bilmiyorsanız ve hiç anlaşma imkânı yoksa size Türkçe bilen birini bulup

Getirir size yardımcı olurlar. XX1X

*Hamileye yardım: Okulumuzdan bir bayan evimize geldi. Sohbet sırasında birazdan gitmesi gerektiğini söyledi. Gerekçe olarak Çin’den gelen hamile bir bayana yardıma gidecekti. Çinli kürtaj yaptıracakmış. Bütün masraflarını kilise tarafından karşılanarak kürtajdan vazgeçmeye ikna için gidecekmiş.

Bu kadar yoğun ders arasında birçok aileyi periyodik olarak nasıl dolaştığını sordum. “Mustafa bu benim görevim. Kilise bana her saat karşılığı 5 dolar ödemektedir. Dolayısıyla ben izsin evinizde yada bir başkasının evinde bedava oturmuyorum. Kilise bana para ödüyor” dedi. XXX

Kilise, kullanılmış ikinci el kitap, araba, bilgisayar, televizyon, video, kamera gibi malları verebilenlerden alır ve cemaatten kimselere ucuz olarak satar. Toplanan tüm eşyalar kiilsenin avlusunda teşhir edilerek çok ucuz bir fiyatla satılır.

Kilsenin yardım toplama görevlisi şehirdeki herkese telefon açarak kullanmadıkları her türlü eşyayı kiliseye vermek istedikleri taktirde  belirtileng ün ve saatte almaya gelebileceklerini söyler. XXX11

Misyonerliğe fikir desteği sağlayan olgulardan birisi de Müsteşriklik ve Oryantalistliktir.

Bunlar kaleyi içten yıkmak prensibinden hareket ederek kusur ve zaaf arama düşkünluğü içindedirler.  XXX111

Dr.Abdullah TÜMSEK:

Diyanet ilmi Dergi 2000 yılı 2. Sayı:

MÜSTEŞRİKLERİN KUSUR VE ZAAF ARAMA DÜŞKÜNÜĞÜ:

Müsteşrik: Şark topluluklarının tarihini, dilini, edebiyatını folklorunu araştırmakla meşgul olan alim.-Fr:Oryantaliste

Hıristiyan dünyasının İslami ilimlerle ilgili yaptırdığı çalışmalarda art niyetlerini sezmemek mümkün değil. Müsteşriklerin amacı İslam hukuku, medeniyeti, tarihindeki zaaf noktalarını araştırmak ve bunları siyasi ve dini amaçlarla ortaya çıkarmaktır.

Bu yönleriyle onlar, güzel,parlak, düzenli ve temiz bir şehirde sadece çöplük, mezbelelik ve pis su birikintilerini arayıp bulan belediyelin görevli memurlarına benzerler. XXX111

Zaaf olarak telakki ettikleri noktalara büyüteçle bakar ve okuyucuya da böyle gösterirler.

Böylece zerreyi dağ ve damlayı deniz olarak göstermeyi başarırlar.Batının büyük kültür merkezlerinde yetişen veya İslâmı Batı dillerinden öğrenmeye çalışan Müslüman idler ve idarecilerin kalbinde İslâm ve İslâm kaynakları hakkında şüpheler uyandırmakta,İslâmın geleceği konusunda kendilerine ümitsizlik, geçmişlerine karşı kötü zan,bu gününe de kin aşılamaktadırlar.

Misyonerler, vatandaşlarımızdan şu veya bu sebeple barınaksız, işsiz, imkânsız kalanlara bu imkânlar sağlanarak Hıristiyan olmalarını istemektedirler.

Müslüman bir Allaha inanırken din değiştirip İsa Peygamberin de Tanrı olduğunu kabul etmiş oyacak ve Allaha şirk koşmuş olacaktır.  Son Peygamberi inkar etmiş olacaktır.Kuran’a inanırken inanmaz olacaktır. XXXV

Misyonerlerin yaptığı rüşvetle din değiştirtmektir. XXXV1

Türkiye’de misyonerlik faaliyetleri Prof. Dr. Süleyman Hayri BOLAY _Açış konuşması

“Bütün Dünyayı Hıristiyanlaştırmak için gösterilen çeşitli faaliyetlerin tamamına misyonerlik deniyor. Mehmet Akif Ersoy
Misyonerler gece gündüz çalışırken

Vahyi ilahi mi bekler ulemâ

Diyerek misyonerlerin gece gündüz dünyayı devrederek Hıristiyanlığı yaymağa çalıştıklarını, buna karşı bizim din bilginlerimizin adeta Allahtan vahiy bekler gibi bir tembelliğin içinde olduklarını söylemek istiyor.

Türk edebiyatında ilk defa Yunus’un insanı Tanrı ilan eden tek kişi olduğunu söylemek suretiyle bu yanlış inançları Yunusa ve Hacı Bektaş ı Veli’ye mal etmek için çalışanlar var 1929’de ölen Max Scheler İnsanın kâinattaki yeri isimli eserinde insanın Tanrı olduğunu söyler. Bizim bazı felsefeciler insan her şeyin üzerindedir diyen hümanist felsefe anlayışıyla çocuklara belletiyorlar

Doğu Anadolu’da bir sempozyum sonrası yapılan gezide bir profesör arkadaşla beraberdik.Yol boyunca bana İslamiyet hakkında çeşitli sorular sordu. Ben onları cevaplandırdım ve sonunda dedim ki: “Sen Türkiye’de doğup büyümüş olmana rağmen İslamiyet hakkında hiçbir şey bilmiyorsun ama senin sorduğun sorular, daha çok müsteşriklerin, misyonerlerin, Müslümanların inançlarını sarsmak için, kafalarını karıştırmak için ileri sürdüğü sorulardır. Müslümanlık hakkında tek bir şey öğrenmek ihtiyacı duymamışsın ama Hıristiyanlığı iyi biliyorsun. Bunu nereden biliyorsun?

O da şöyle cevap verdi:

“Robert kolejde okurken, Batı Edebiyatı adı altında bize İncil’den,Tevrat’tan bazı metinler okuttular, ezberlettiler” dedi. Bu arkadaş hiçbir dine inanmaz, özel bir tesirin, Hıristiyanlık tesirinin fakında olmadan taşıyıcısıdır. Neydi bu sorular:  Kimdi? Prof Dr.Sina Akşin Siyasal Bilgiler Fakültesinde Tarih dersleri veren zata. 31 Martla ilgili ve 1920 İstanbul Hükümetleri kitabının yazarı. Sordukları: Hıristiyanlık’ta Charite var,Yani sevgi diye bir kavram var, Müslümanlıkta ne var? Hıristiyanlıkta adalet anlayışı önemli, Müslümanlıkta böyle bir şey var mı? (21.12.07 14.00 te konuştum Bolay hoca ile)

Sayın Süleyman Hayri Bolay dan öğren

shbolay@yahoo.com

Mehmet Aydın Prof Dr.

MİSSİON: En yaygın anlamıyla mission İncil’i Hıristiyan olmamış halklara yaymaktır.

Ortaçağ skolastiği döneminde Hıristiyan misyonu Haçlı Seferleri adı altında en barbar yekilde kendisi göstermiştir. Sadece Müslüman Dünyasında Hıristiyan misyonu için şehit olabilme vecdi  ve heyecanı o dönem Avrupa’sında estirilen en korkunç rüzgârdı. Albert BEsnard Hıristiyan ilahiyatı Çeviren Mehmet Aydın. 1983 S.41

Avrupa’nın yediği sayısız İslam şamarı ile haçlı ruhunun mezara gömülmesi, İslam Hıristiyan tarihinin Hıristiyanlık aleyhine yüzkarası ile kapanmıştır.

Hıristiyan misyon faaliyetleri çoğu zaman askeri, ekonomik ve hattâ kültürel sömürgecilik hareketleriyle birleşmiş, satı hegemonyasının zeminini hazırlamıştır.

Hıristiyanlığı yaymakla görevli bir misyoneri, asker, doktor, öğretmen, barış gönüllüsü olarak görebilirsiniz.

Yine onu herkesin yardımına koşan bir rahip, rahibe, bir sosyal faaliyetçi veya düşkünler evi kurucusu olarak da bulabilirsiniz.

Misyoner kendini kiliseye adayan adamdır.

O İncilin bir neferidir.

Hiç ikmsenin çalışmadığı yerlerde çalışabilir. Cüzam hastnelerinde hemşire ve doktor olarak yıllarca çalışan misyonerler vardır. S.11 M.aydın

Katolik Dünyada : Dominikler

Fransiskenler

Cizvitler

Ortodoks Dünyada: Ortodoks Gençlik Hareketi

Paristeki Saint Serge İlahiyat Enstitüsü

NewYorktaki  Saint Vladimir Papaz okulu

Protestanlık dünyasında:

Genç Hıristiyanların Evrensel ittifakı (1855’te Pariste kurulmuştur.)

Genç kızlar Hıristiyan birliği Evrensel İttifakı

Bugün istila yolu ile sömürge faaliyetleri sona ermiş görünmektedir.  Geçen yüzyıla göre Hıristiyan misyonerlik faaliyetleri de yörünge değiştirmiştir.

Son yarım asır içinde Avrupa Sömürü düzenleri yıkılmış yerine milli devletler meydana gelmiştir. Ancak, milli devletlerin yönetici kadroları Batı Kültürü modeli içinde yetiştikleri için yine Hıristiyan misyonunun emellerine hizmet eder durumdadırlar. S.13

Bugün belli ölçüde misyonerlik faaliyetleri kılık değiştirmiştir. Yani Hıristiyan misyonun propagandistleri doğrudan doğruya Hıristiyanlığı yayma yerine Batı uygarlığının körü körüne takipçilerinde, önce bir kültür tahribatı yapmayı tercih etmektedirler.

Hıristiyan misyonerleri için en tehlikeli ortam, sağlam değerler istemine dayalı toplumlardır. S.13 m.aydın.  Burada misyoner mevcut değerler sistemini hiç tenkit etmemekte ve hattâ onları destekler görünmektedir. Böylece çevrede güven kazanmaktadır.

!!:Vatikan konsilinde bu konuda şöyle denmiştir: Bedenleşmiş oğlunda tam olarak milletine görünen Tanrı, her devrin kültür tiplerine göre konuşmuştur.  (Mehmet Aydın Hıristiyan Genel Konsilleri ve !!: Vatikan konsili Konya 1991 S. 88)

Geleneksel değerler ve inanç sistemlerine sıkı sıkıya bağlı olan cemiyetlerde misyonerlerin tercih ettikleri yol, toplumu dejenere ve yozlaştırma yoludur.

Yani ahlâki değerleri zayıflatma,, dini duyguları gevşetme, kısaca toplumu dayandığı temellerden koparmadır. Böylece misyoner, sarsılmış, boşlukta kalmış insanlara daha çabuk yaklaşabilmektedir. S.13 M.aydın

Türkiye’deki İslami hareketler, Batı’nın uykularını kaçırmaya yetmektedir. Batı için Türkiye laik kalmalıdır. Hattâ, laikliği de kendileri gibi değil, dinsizliğe giden bir basamak olarak anlatmaktadırlar. Kendi kültür değerlerinden kopmuş bir Türkiye her zaman Batı’nın arzu ettiği bir dava olmuştur. Çünkü böyle bir ortam, Hıristiyan misyonerliği için de çok elverişli bir ortamdır. Türk halkı İslâmiyeti ne kadar bilmezse, manevi değerlerden ne kadar uzak yaşarsa, Hıristiyan misyoner için o kadar kolay nüfuz edilebilen bin malzeme olacaktır.

Ülkemizde faaliyet gösteren Yahova şahitleri, Mun’lar veBahailik gibi  İslam dışı hareketlerin sokuldukları bütün insanlar, İslam’ı bilmeyen, milil ve manevi değerlerden uzaklaşan, korkak, güven duygusundan yoksun, endişeli tiplerdir. İşte bu tip insanlar Hıristiyan misyonu için en elverişli insanlardır. Bu tip insanlara misyonerler dinin kurallarıyla yaklaşmamakta, ,bilakis her türlü dini kayıtsızlıktan söz etmektedirler. S.15

Hıristiyanlığı bir sevgi dini olarak göstermek adet haline gelmiştir.

Hıristiyan Avrupa Türkiye’deki Hıristiyanlık mirasına çok önem vermektedir. Kapadokya adının,Hıristiyan Avrupa nezdindeki önemi, oranın vaktiyle bir Hıristiyan Kültür Merkezi olmasından ileri gelmektedir. 18.

Hıristiyan Avrupa, Hıristiyanlığı manevi miraslarını unutmamaktadır.Durup durdurken Antalya’da bir Noel Baba motifini canlandırmanın bir anlamı yoktur.Antalya Noel Babasız da dünya turizminin kalbini oluşturacak bir yapıdadır.

Netice olarak diyebiliriz ki ülkemiz bugün yüzyılların en yoğun kültürel yatırımlarının yapıldığı bir dönemi yaşamaktadır. 19

Güneydoğudaki bölücü yatırımlar, ahlâki ve dini dejenerasyon faaliyetleri hep bu ülke insanının benliğini tahribe yönelmiş vaziyettedir.19

Misyon güçlerine karşı ülke insanı eğitilmelidir. Bunu da başta televizyon yapmalıdır. Türk milli Eğitiminde yabancı dinler, kültürler hakkında bilgi verilmeli, İslamiyet iyi öğretilmelidir. İslamiyet’ten korkmamak gerekmektedir. Bu millet ne kadar Müslüman olursa, dış güçlere karşı o kadar dayanıklı ve şuurlu olacaktır.

Kısacası yetkililerin görevi kendi insanın temel değerlere göre yetişmesini sağlamak, yarınki Türkiye’yi sağlam bünyeli, sağlam kafalı ve sağlam gönüllü insanlara emanet edecek hale getirmelidir. 19.m.aydın

Diyanet Sempozyumu

Prof. Dr. İlknur Polat Haydaroğlu’nun konuşması 21

Osmanlı imparatorluğunda yabancı okullar ve misyonerlik faaliyetleri

En doğru inanç İslam inancıdır. Bu inanca göre Allah var ve birdir. Peygamberler birer vahiy elçileridir. xxxvı  Türkiye’de misyonerlik Faaliyetleri Diyanet Vakfı Yayınları /200

Agresif misyonerlere karşı İslâm’ı savunma, ülkenin birliğini, bütünlüğünü, bağımsızlığını, millî kimliği, tarihi devamlılığı ve toplumsal barışı koruma yayınları

——————————–No:4———————————————————-

——————————–No:1———————————————————-