YAYGIN DÜŞÜNÜŞ
15 Ocak 2020
28 ŞUBAT’TAN 15 TEMMUZ’DA YAŞANAN SÜREÇ
29 Şubat 2020

YAYGIN DÜŞÜNÜŞ 2

Önceki fikir, sanat ve siyaset dünyasından bazı isimler saymıştım. Bilim teknoloji meselesi için gereğini yapmayan, yazar, düşünür, yöneticilerimiz için ne demiştim. İleri düşünceli insanlar oldukları hakkında “yaygın düşünüş var, ama “ve huva indana batıl”.

Saydığım isimleri tanıyan, seven, eserlerini okuyan birçok şahsiyet haklı olarak İtiraz edecektir.

Siz de itiraz edenlerden misiniz?

Mevzubahis isimlerin bilim teknolojiyi ön plana çıkaran ifadelerini, icraatlarını yazıp sıralayın, birlikte görelim. Erol Güngör hocada çok az temas var. Ziya Gökalp kısa ve yetersiz şekilde şiirinde dokunur. Garplılaşmanın detaylarında bilim- teknoloji göremezsiniz. Nazım Hikmet’in “trım trım, makinalaşmak istiyorum” una yeterli diyemeyiz?

Bilimin ehemmiyetini en iyi idrak eden devlet adamı, bilim için en güzel sözleri söyleyen Atatürk. En önemli mısraları söyleyen Mehmet Akif Ersoy. Onları geçen bilim, sanat ve siyaset adamı henüz görünürde yok. Adnan Menderes bilim adına ne yaptı var mı hatırlayan? Necmettin Erbakan hoca eline birkaç kere fırsat geçmesine rağmen bilim Ar-Ge meselesini ne kadar değerlendirdi? Türkeş 9 ışığa “İlimcilik-Teknikçilik” maddesi koymasına rağmen arkası gelmedi.

Mühendis Demirel, Mühendis Özal fırsatları doğru kullanmadılar. Ecevit parlak sloganlardan ileri gitmedi. Genç beyinleri adeta körleştiren, ufuklarını sınırlandıran camaatlar, cennet cehennem ve yasakları anlatmaktan ileri gitmeyen diyanet görevlileri, vaazlarla milleti uyuşturanlar kime umut olabilir? Mehmet Akif ağabeyim “Cemaati geleceğe hazırlamayan vaizi kürsüye yaklaştırmayın” dedi de anlayan, dinleyen görüldü mü?

Sezarın hakkı Sezar’a. Recep Tayyip bey Menderes’ten, Demirel’den, Özal’dan daha çok iş başardı. Eksiği, hatası yanlışı ayrı. Daha kalıcı işlere imza attı. Fakaat, Tayyip Bey için 15 yıllık iktidarında bilime, teknolojiye gereken önemi verdi diyebilir miyiz? Savunma Sanayiindeki mecburiyetlerin getirdiği Ar-Ge desteğinden ileri gitti mi? 90 yıllık Cumhuriyet yönetiminde en uzun süreli iktidar olmasına rağmen tarih kendisini “bilime önem veren lider” olarak zikreder mi?

O’nu sevenlerin gönlünde Reisliği, büyüklüğü devam etsin. Ülke için yalnızca bilim, Ar-Ge meselesini çözsün. PKK’yı da, ABD’yi de Fetö’yü de halletmek kolaylaşır.

ABD’de üniversitelerin, vakıfların, şirketlerin, ARGON gibi Ar-Ge kurumlarının araştırmacılara nasıl değer verdiğini, dünyanın neresinde ışıldayan bir beyin olursa mıknatıs gibi nasıl çektiğini, İngiliz Bilimler akademisinin tarihte nasıl işlediğini, Deli Petro’nun ne yaptığını, Ak Zambaklar ülkesi Finlandiya’nın neyi anlattığını Recep Tayyip beye birileri net bir şekilde izah etmeli. Memur olan TÜBİTAK yöneticileri bilim meselesini, bu konuda yapılması gerekip de yapılmayanları, – mesela Ar-Ge payının GSMH’nın yüzde üçü dördü olması gerektiğini, bu olmadıkça belimizi doğrultamayacağımızı Cumhurbaşkanına cesaretle anlatabilirler mi? Yerli otomobil için babayiğit aramaya başlanmasından bu gün yaşanan patinajın neden devam ettiğini açık açık söyleyecek babayiğit nerede? Onlar pozisyonlarını düşünürler. Dünyada belki vardır ama bizde bir yöneticiye eksiğini söylemek ”koltuğumu altımdan çek” anlamına gelir. İngiltere’de yönetime muhalif açıklama yapıyor diye Pataroner’in mucidine karşı kralın tavrını bir tek bilim adamı tasvip etmedi. Yerine Bilimler akademisinin başına geçecek bilim insanı bulamadı. Bizde olsa doğruyu söylediği için görevden

alınacak TÜBİTAK başkanının yerine bin kişi talip olur. Keşke bin TÜBİTAK başkanı makamından olsa da bilim-Ar-Ge meselesi rayına otursa. Keşke bin akademisyen kürsüsünden kovulsa da Türkiye’yi yönetenlere bilimsiz bir yere gidilmeyeceğini anlatsalar. Ar-Ge’ye GSMH’dan ayrılan pay halen % 1.05 seviyesinde.

Çoban ateşlerini yurdun dört bir yanında yakmamız ve ateşleri birleştirip aydınlığı kalıcı hale getirmemiz gerekiyor. Çoban ateşlerini birileri yakmıyor mu?

Siz ne güne duruyorsunuz?

Bulunduğunuz çevrede Bilim Teknoloji İçin Çalışma Gurubunu kurun. Bilimin, teknolojinin en öncelikli meselemiz olduğun anlatmak için birlikte çalışalım. Bağıra çağıra anlatalım. Sesimizi sağır sultana duyuralım. İşimiz siyaset yapmak değil. Siyasete bilimin önemli ve en öncelikli meselemiz olduğunu anlatmak. Her yerde haykırmak. Herkese anlatmak. Yarın vatan altımızdan çekilip alındığında “Keşke daha cesur olsaydım, olsaydık, olsaydılar” demenin anlamı olmayacak. Sade bir kral değil, krallar çıplak ise bunu kim seslendirecek?

Merhum hocamız Doç. Dr. Durmuş Yazıcıoğlu bana “Ben gidişattan umutsuzum. Mezarımın çiğnenmesini istemiyorum. Beni Türkistan’a defnedin” vasiyetinde bulunacağım demişti. Bilim meselesini çözmezsek bizi Türkistan’a da almazlar. Karamsar filan değilim, umutsuz da değilim. Ama meseleye gereken önemin verilmediğini, boşa kürek çektiğimizi seslendirmezsem Allah’a hesap vermekte zorlanırım. Ben vicdanımın sesini dillendirdim. Yorum sizin.

Ne yapalım?